Projection türkçesi Projection nedir

  • Yansıtma.
  • Belirli bir uzam bilgisel (geometrik) yolla, uzayın bir noktasına ya da maktaların bir kümesine, bir doğrunun ya da bir yüzeyin bir noktasını ya ida noktaların bir kümesini karşılık getirme işlemi.
  • Kristal cisimlerinin, kristal fiziksel özelliklerini (yüzeyler, kenarlar, kuşak bağıntıları, optik özelliklerle biçim ilişkileri), bir düzlem üzerine yansıtma.
  • Bir ışık kaynağından çıkan ışınlar yoluyla aygıta sürülen diyapotifizin görüntüleme eylemi. 2 -bu yolla oluşan görüntü.
  • Seans.
  • Bilinen verilere dayanarak bir ölçüm değerinin gelecekte ya da geçmişteki değerini kestirme yordamı.
  • Projeksiyon.
  • Sahne üzerinde konuşulan sözleri uzağa eriştirme becerisi. sesi fırlatma, karın boşluğu ve ses telleri yoluyla tonu yerine yerleştirme işlemidir. sesi yerleştirmede soluk denetimi, tını ve boğumlama rol oynar.
  • Tahmin.
  • Tasarım.
  • İzdüşüm.
  • Oranlama.
  • Öngörme.
  • Sesi fırlatma.
  • Gösterim.
  • Işıklı bir kaynaktan sahneye, sahne üstüne, bir ekrana ya da perdeye yansıtılan resim ya da yazı.
  • Fırlatma.
  • Uzanca.
  • Proje.
  • Atış.
  • Atma.
  • İrtisam.
  • Öznel bir yaşantıyı dış dünyaya bağlama; örneğin bireyin bir nesne, kişi ya da toplumsal kümede tasarladığı nitelikleri, duyguları ya da tutumları gerçekten varmış gibi düşünmesi.
  • Çıkma.
  • Çıkıntı.
  • Planlama.
  • Bilgisayar, ekonomi, fizik, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır.
 

Projection ile ilgili cümleler

English: He's the projectionist at the theater.
Turkish: Sinemada makinisttir.

Projection ingilizcede ne demek, Projection nerede nasıl kullanılır?

Projection aperture : Göstericide bir yandan merceğe, bir yandan gösterici ışıtacına açılan; film, aralı devinim sırasında önünde durduğunda, üzerindeki resmin görüntülüğe yansıtılmasına yarayan, dikdörtgen bir çerçeveyle çevrelenen delik. 35 mm'lik göstericide akademi örtüsüyle çevrelenen delik. Gösterici penceresi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Projection axis : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gösterici merceği ekseninin görüntülük üzerine dek giden varsayımsal uzantısı. Gösterim ekseni.

Projection booth : Projeksiyon dairesi. Makine dairesi. Projeksiyon kabini. Gösterim odacığı. Projeksiyon odacığı.

Projection distance : Uzaklık. Projeksiyon mesafesi. Alıcının merceği ile konu arasındaki uzaklık. göstericinin merceği ile görüntülük arasındaki uzaklık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Projection formula : Şiral merkezler etrafındaki grupların konfigürasyonunu gösteren bir yöntem, fischer projeksiyon formülü. Fisher projeksiyon formülü. Projeksiyon formülü.

Projection operator : İzdüşüm işleri. Bir uzaydaki yöneylerin, bir altuzay içindeki izdüşümlerini veren işler. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İzdüşüm operatörü.

Projection permit : Bir filmin gösterilebileceğini belirten belge. Gösterim izni. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Projection lens : İzdüşüm merceği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Projeksiyon merceği. Yansıtım merceği. Gösterici merceği. Göstericinin, güçlü bir ışık kaynağıyla aydınlatılan film üzerindeki resimleri görüntülük üzerine düşürmekte kullanılan merceği.

Projection mapping : İzdüşüm gönderimi.

Projection lamp : Göstericide, film üzerindeki resimleri görüntülüğe yansıtmakta kullanılan güçlü ışık kaynağı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gösterici ışıtacı. Projeksiyon lambası.

İngilizce Projection Türkçe anlamı, Projection eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Projection ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Envisagement : Tasavvur. Plan. Tahayyül.

Casting : Döküm. Dökme. Kadro kurma. Dökmecilik. Oyuncu kadrosu. Oyuncu seçme. Olta atma. Rol dağıtımı.

Formatting : Tasarlama. Biçimleme. Biçimlendiriliyor. Bir dökümanın konfigürasyonlarının yerleştirilmesi. Biçimlendirme. Formatlama. (bilgisayar) bir hard diski veya disketi okumaya veya yazmaya hazırlama. Biçimlendiriyor. Biçim.

Eminentia : Tümör. Eminensiya. Kabartı. Yükseklik, çıkıntı, kabartı, tepe.

Downthrow : Devirme. Çökme. Yıkılma. Bir fay üzerindeki kayaların yatay yüzeyinin ani düşüş veya inişi (jeoloji). Atılma. Yıkma. Devrilme. (kaya) çökme.

Predicting : Önceden haber verme. Önceden haber vermek. Kehanette bulunmak.

Seances : Ruh çağırma seansı. Toplantı. Oturum.

Firings : Yakma. Yakacak. İşten kovma. Pişirme (toprak eşyayı). Kovma. Ateşleme (tüfek veya top vb'ni). Ateş etme. Atma (kurşun veya top veya belirli bir el silah). Pişim.

Chartings : Boş uçuş. Grafik. Haritalama. Diyagramlama.

Dropping : Sarkma cam biçimlendirme. Damlatma. Düşme. Düşürme. Sızıntı. Damlama. Damlayan. Gübre. Birikinti.

Projection synonyms : planning, agger, layout, approximation, plannings, showings, cantilevers, proportioning, jetting, film showing, footprint, envisioning, annotation, scheme, conjecture, cape, schemed, spectacle, prevision, appraisement, clinic, budgeting, projections, flinging, elimination, prospectuses, bulges, ejeted material, approximations, mirroring, forecasting, ash removal, presentation.

Projection ingilizce tanımı, definition of Projection

Projection kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of throwing or shooting forward.