Formatting türkçesi Formatting nedir

  • Biçimlendiriliyor.
  • Biçimliyor.
  • (bilgisayar) bir hard diski veya disketi okumaya veya yazmaya hazırlama.
  • Bir dökümanın konfigürasyonlarının yerleştirilmesi.
  • Tasarlama.
  • Biçimlendiriyor.
  • Tasarım.
  • Biçimlendirme.
  • Biçim.
  • Biçimleme.
  • Formatlama.

Formatting ingilizcede ne demek, Formatting nerede nasıl kullanılır?

Formatting attribute : Biçimlendirme özniteliği.

Formatting instruction : Biçimlendirme komutu.

Formatting tags : Şekillendirme imleri.

Formatting tools : Biçimlendirme araçları.

Character formatting keys : Karakter biçimlendirme tuşları.

Color formatting : Renk biçimlendirme.

Text formatting program : Metin biçimleme programı.

Automatic formatting : Otomatik biçimlendirme.

Font formatting : Yazı tipi biçimlendirme. Yazı tipi biçimlendirmesi. Yazıtipi biçimlendir. Yazı tipi biçimlendir.

Character formatting : Yazı biçimleme. Karakter biçimlendirme.

İngilizce Formatting Türkçe anlamı, Formatting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Formatting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conceiving : Kavrama. Akla uygun. Tasavvur etme. Tasımlama. Bir düşünce oluşturma.

Formation : Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, uzay, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kırılcaların, temel yapılarına bağlı olarak büyürken geliştirdikleri biçim. Düzenleme. Formasyon. Tertip. Bir bileşiğin öğelerinden yapılması. Oluşum. Buzsul büyültmede oluşan temel yapının belirlediği biçime girme. Teşkil.

 

Eidos : Tür. (antropoloji) bir kültür veya sosyal grubun ayırt edici şekilsel içerik ve ifadesi.

Conformation : Bir molekülde molekülün kovalent yapısında değişiklik olmaksızın, tek bağlarda atomların dönüşüyle üç boyutlu düzenlenme. bir konformasyondan diğerine dönüşte kovalent bağların parçalanması ya da oluşmasına gerek yoktur. Uygunluk. Örgensel özdeciğin, kimyasal bağları değişmeden, az bir erke ayrımı ile alabildiği biçimlerin her biri. Vücudun yapı, biçim ve orantısı. moleküllerin uzayda doğal olarak sahip oldukları üç boyutlu yapı. Uyuşum. Uyma. Konoluşum. Tatbik. Adaptasyon.

Information : Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni. renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni. İddia. Bilgi işlemde, kullanılan uzlaşımsal kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. bk. veri. Haber. Enformasyon. Bili. İlmi vukuf. Bilgi edinme. Bildirme. Şikayet.

Hammering out : Her türlü ayrıntı üzerinde düşünüp karara varmak. İcat etme. Uzun tartışmalardan sonra sonuca bağlamak. Tartışarak çözümlemek. Bir sonuca ulaşmak. -e şekil vermek. Çekiç ile düzleştirme (örn. metal). Şekil vermek. Çekiç ile yassılaştırma.

Styling : Model yaratma. Karoseri çizme. Modaya uygun yapma. Stilize etme. Endüstri tasarımıı yapma.

Form : Dışa satım ya da dıştan alım işlemine başlanırken yasal örgütçe istenilen bilginin toplanması için doldurulan belirli biçimli basılı belge. Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Parmak ekzostozları. Biçimlendirmek. Bilgi belgesi. Geliştirmek. Yazılı biçim. Şekil vermek. Oluşturmak. Düzenlemek.

 

Layout : Serim. Düzenleme. Mizanpaj. Yerleşim. Yerleştirme. Bir gözlem aracında soruların ve yanıt seçeneklerinin yazım alanlarıyla birlikte yerlerinin uygun biçimdeki düzeni. Kumar masası örtüsü. Örtü.

Blueprinted : Planı mavi kağıda çekmek. Planlamak. Karalamak. Ayrıntılı tasarı. Ozalit. Ozalit kopya. Dizayn etmek. Kılavuz. Mavi kopya çıkarmak. Tasarlamak.

Formatting synonyms : data formatting, low level formatting, high level formatting, data format, hatchings, editing, giving shape, info, designment, casts, projection, initialization, planning, formalisations, hatching, shaping, formalisation, figurings, hatcher, fashions, figure, bathos, formalising, contemplating, conformations, imaginations, designedness, idea, figurations, initialisation, imagination, composition, configurations.