Styling türkçesi Styling nedir

  • Model yaratma.
  • Karoseri çizme.
  • Tasarım.
  • Modaya uygun yapma.
  • Stilize etme.
  • Endüstri tasarımıı yapma.

Styling ingilizcede ne demek, Styling nerede nasıl kullanılır?

Hair styling : Saç modeli tasarlama. Saçını yaptırma eylemi.

Stylings : Endüstri tasarımıı yapma. Tasarım. Karoseri çizme.

Hairstyling : Saç düzeltme ve şekil verme. Saç yapımı.

Styli : Kopya kalemi. Taş kalem. İğne. Sivri uçlu yazma ve işaretleme aleti. Mil. Çıkıntı. Kayıt iğnesi. Pikap iğnesi. Boyuncuk (çiçek).

Styliform : İğnemsi.

Stylisation : Stilizasyon. Üsluplaştırma.

Stylist : Stil veren kimse. Stilist. Üslupçu. Desinatör. Modacı. Stile önem veren yazar. Dekoratör. Biçemci. Belirli bir üslubu olan yazar.

Stylised : Stilize edilmiş. Belirli bir stile uygun olarak yapılmış. Biçimlendirilmiş.

Stylism : Üslupçuluk. Biçemcilik.

Stylise : Stilize etmek. Üslup kazandırmak. Üsluplaştırmak. Biçemlemek.

İngilizce Styling Türkçe anlamı, Styling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Styling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

[#plan Plannings] : Düzene sokma. Plancılık. Planlama.

Resale : Tekrar satış. Yeniden satış. İkinci elden tekrar satış. Perakende satış.

Wholesale : Toplu. Toptan alım satım. Toptancılık. Büyük çapta olan. Toptancı (tüccar). Geniş çapta. Toptan satmak. Büyük çapta. Toptan. Toptan satış.

 

Dumping : Damping. Fiyat indirme. Ucuzluk. Yurtdışına çok düşük fiyata satma. Atıklama. Dökme. Boşaltım. Düşürüm. Bir malın satak ederinden daha düşük ederle satılması. bir malın yurt için satış değerinden indirim yapılma yoluyla yurt dışında daha düşük değerle satılması. Çöp yığını.

Steerage : Dümenle idare. Ara güverte. Başaltı. İdare. Kasara altı. Tarihsel olarak gemi yolcuları için en ucuz tarife; gemi kıçının en gerisinde bulunan kamaralarda ya. Tarihsel olarak gemi yolcuları için en ucuz tarife. Dümen kullanma.

Projection : Öznel bir yaşantıyı dış dünyaya bağlama; örneğin bireyin bir nesne, kişi ya da toplumsal kümede tasarladığı nitelikleri, duyguları ya da tutumları gerçekten varmış gibi düşünmesi. Projeksiyon. Bir ışık kaynağından çıkan ışınlar yoluyla aygıta sürülen diyapotifizin görüntüleme eylemi. 2 -bu yolla oluşan görüntü. Uzanca. Belirli bir uzam bilgisel (geometrik) yolla, uzayın bir noktasına ya da maktaların bir kümesine, bir doğrunun ya da bir yüzeyin bir noktasını ya ida noktaların bir kümesini karşılık getirme işlemi. Işıklı bir kaynaktan sahneye, sahne üstüne, bir ekrana ya da perdeye yansıtılan resim ya da yazı. Proje. Planlama. İrtisam.

Steering : İstikamet verme. Dümen. Abrama. Uçağa yerde yön verme. Yöneltme. Direksiyon. Kumanda. Sevk ve idare etme. İdare. Yönlendirme.

Capitalisation : Sermaye miktarı. Büyük harf kullanma. Sermayelendirme. Kapitalizasyon. Sermayeleştirme (ayrıca capitalization). Anamala çevirme. Bir işletmenin birikmiş yedek akçe ve karını sermaye artırımında kullanması. uzun vadeli borçların, ayrıcalıklı hisse senetlerinin ve özkaynağın maliyeti ya da beklenen getirisi. Büyük harfe çevirme. Sermaye değeri.

 

Syndication : Sendika kurma. Yazıyı gazeteye satma. Sendikasyon. Sendikalaşma. Sendikacılık. Konsorsiyum.

Sale : İstek. Açık artırma. Satı. Ucuzluk. Satış. Satıcı ile alıcı arasında yapılan ve malın belli bir bedel karşılığında mülkiyetinin alıcıya devredilmesine dayanan işlem. İndirim. Ucuz satış. Yüksek ederle satılamayan ya da zor satılan çeşidi kalmamış malların ucuz ederle satılması. Sürüm.

Styling synonyms : teleselling, private treaty, telecommerce, mercantilism, seafaring, imagination, telemarketing, idea, imaginations, cabotage, designment, retailing, commercialism, research design, envisagement, commerce, vending, projections, planning, dutch auction, employment, design, composition, retail, peddling, capitalization, work, vendition, navigation, layout, marketing, representation, stylings.

Styling zıt anlamlı kelimeler, Styling kelime anlamı

Wholesale : Toptan satış. Toptan satmak. Toptan. Geniş çapta. Toptan olarak. Toptancılık. Büyük çapta. Toplu. Büyük çapta olan. Toptancı (tüccar).

Retail : Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Yaymak (söylenti). Tekrar anlatmak. Ayrıntılarıyla anlatmak. Perakende. Perakende satış yapma. Perakende satılmak. Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. krş. toptan satış. Ayrıntılı anlatmak. Perakende satmak.

Depressing : İç karartıcı. Üzücü. Moral bozucu. Hüzünlü. Düşürme etkisi yapma. Can sıkan. Kasvet verici. Bunaltıcı. Kasvetli. Acıklı.