Planlama nedir, Planlama ne demek

  • Planlamak işi.
  • Hükûmet tarafından ulaşılacak amaçları belirleyen, tarım, ulaşım, sanayi vb. kesimlerdeki artış ölçüsünü tespit eden ve uygulanması gerekli çareleri önceden gösteren ekonomik, sosyal programın belli süreler için hazırlanması işi

Planlama kısaca anlamı, tanımı:

Aile planlaması : Ailenin geçim koşullarını göz önüne alarak çocuk sahibi olmayı düzenlemesi.

Nüfus planlaması : Ailelere, sahip olmak istedikleri ve yetiştirebilecekleri çocuk sayısı konusunda karar verebilme ve bunu gerçekleştirecek yöntemleri uygulayabilme imkânlarının verilmesi.

Plan : Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen. Çekim. Düşünce, niyet, maksat, tasavvur. Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim.

Planlamak : Yapılacak bir işi belli plana göre düzenlemek.

Taraf : Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yön, yan, doğrultu. Yöre, yer. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri.

Amaç : Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat.

Tarım : Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması, ziraat.

 

Ulaşım : Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas. Ulaşma işi.

Sanayi : Ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, işleyim, uran, endüstri.

Kesim : İşaretlenmiş belli yer. Boy bos, endam. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme işi. Bölüm, parça, kısım, sektör. Kesme zamanı. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason. Bölge. Pazarlık, anlaşma.

Artış : Artma işi, artım.

Planlama-programlama bütçeleme sistemi : Kamu hizmeti etkinliğinin sağlanabilmesi için, belirlenen amaçları gerçekleştirebilecek hizmet programları ve bunların alt-program, etkinlik/proje sınıflamasıyla, etkinlik/proje aşamasından başlayarak hizmetlerin fayda maliyet çözümlemelerini yapan ve alternatif programlardan en uygun olanının seçilmesiyle bütçeyle kaynak-hizmet ilişkisi kurularak ödeneklerin hizmetlere tahsisinin sağlandığı ve böylece yapılan harcamaların nedenlerinin ortaya konduğu başlangıçta program bütçe sistemi olarak uygulanan zaman içinde geliştirilerek bugünkü adını alan bütçeleme sistemi.

 

Planlamacı : Planlama işlerinde çalışan, planlama yapan kimse.

Planlamacılık : Planlamacının işi veya mesleği.

Planlama ile ilgili Cümleler

  • Sana aşık olmayı planlamadım.
  • Asla hiçbir şey planlamam.
  • Tom'a vurmayı planlamadım.
  • Ali ve Mary düğünlerini planlamakla meşgul.
  • Ali yeniden planlama yapmak zorunda kalacağını söyledi.
  • Planlamak için başarısız olma başarısız olmak için planlamadır.
  • Önceden planlamalısın.
  • Planlama önemlidir.
  • Tom'a neden bizimle birlikte Boston'a gitmeyi planlamadığını sordum.

Diğer dillerde Planlama anlamı nedir?

İngilizce'de Planlama ne demek? : n. planning, projection

Fransızca'da Planlama : planification [la]

Almanca'da Planlama : n. Planung

Rusça'da Planlama : n. планирование (N)

adj. плановый