Steerage türkçesi Steerage nedir

  • İdare.
  • Kasara altı.
  • Tarihsel olarak gemi yolcuları için en ucuz tarife; gemi kıçının en gerisinde bulunan kamaralarda ya.
  • Dümen kullanma.
  • Tarihsel olarak gemi yolcuları için en ucuz tarife.
  • Dümenle idare.
  • Ara güverte.
  • Başaltı.

Steerage ingilizcede ne demek, Steerage nerede nasıl kullanılır?

Steerages : Kasara altı. Tarihsel olarak gemi yolcuları için en ucuz tarife; gemi kıçının en gerisinde bulunan kamaralarda ya. Tarihsel olarak gemi yolcuları için en ucuz tarife. İdare. Dümenle idare. Başaltı. Dümen kullanma. Ara güverte.

Steerageway : Aracın minimum manevra oranı. Dümen dinleme hızı.

Steerable : Yönetilebilir. İdare edilir.

Electronically steerable array : Elektronik yönlendirilmeli dizilim. Otomatik yönlendirmeli anten.

Steer a middle course : Bir orta yol tutturmak. Bir ara yol bulmak.

Steer clear of : Sakınmak. Kaçınmak.

Steering axis inclination : Aks başı eğimi. Ön tekerlek yönlenme ekseninin, üstte taşıtın ortasına doğru yatık olma durumu. Dingil başı eğimi. King pim açısı.

Steer for : Gitmek (belirli bir yere doğru). Rotayı izlemek (belirli bir yere giden). Gitmek. Yönelmek.

Steering : Dümen kullanma. Direksiyon. Dümen. Yönetim. Sevk ve idare etme. Aracın doğrultu denetimini sağlama işi. Dümen tutma. Uçağa yerde yön verme. İstikamet verme. Yöneltme.

 

Steered : İdare etmek. Yönetilmek. Sürmek. Yönlendirmek. Yönetmek. Dümen kullanmak. Dümenle idare etmek.

İngilizce Steerage Türkçe anlamı, Steerage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Steerage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accommodation : Konaklama. Rahatlık. Bulma (para vb.). Düzen. Uyuşma. Sağlama. Belirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme. Kalacak yer. Halletme. Uyma.

Austerity : Kanaatkarlık. Kemer sıkma. Sertlik. Davranış sertliği. Tasarruf. Katılık. Azla yetinme. Güçlük. Sadelik. Ciddiyet.

Seafaring : Açık denizlerde seyre uygun. Denizcilik. Denizcilikle uğraşan. Deniz yolculuğu. Gemicilik. Gemicilikle uğraşan. Deniz yoluyla seyahat eden. Gemi yolculuğu. Denize alışkın.

Second class : 2.sınıf. İkinci sınıf. Kalitesiz ürün veya hizmet. İkinci derece. İkinci sınıf (kalite). İkinci mevki. Orta derece ile mezuniyet.

Steering : Direksiyon. Aracın doğrultu denetimini sağlama işi. Dümen. Abrama. Yönlendirme. Sevk ve idare etme. Yöneltme. Direksiyon kullanma.

Conns : Gemiyi yöneltmek. Gemiyi kullanmak. İdare etmek. Dümen kullanmak. Kumanda etmek. Sevk etmek.

Control : Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar. Kontrol etmek. Kumada etmek. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Kukla çatalı. Kontrol. Kontrolü sağlamak. Denetim. Denet.

 

Navigating : Gemi veya uçak seyrini planlama ve yönlendirme. İçinden veya üzerinden yolculuk yapma (su kütlesi, vs.). Gezinme.

Steerage synonyms : steerages, tween deck, deck head, navigation, direction, dispensation, disposal, conn, directorship, admin, dept, austerities, chancelleries, directorships, administrations, administration, sailing, chancellery, half deck, dispensations.

Steerage ingilizce tanımı, definition of Steerage

Steerage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the steerage of a ship. The act or practice of steering, or directing.