Downthrow türkçesi Downthrow nedir

Downthrow ingilizcede ne demek, Downthrow nerede nasıl kullanılır?

Downthrown block : Düşen blok. Çökük. Düşmüş blok.

Downtime : Duruş süresi. Aksaklık süresi. Bir işçinin üretim yapmadığı zaman dilimi. Çalışmama süresi. Aksama süresi. Bir bilgisayar veya makinenin bir arıza veya başka bir nedenden dolayı çalışmadığı süre (bilgisayar, makineler). Arıza süresi.

Downtimes : Çalışmama süresi. Aksaklık süresi. Aksama süresi. Arıza süresi. Duruş süresi.

Downtoearth : Gerçekçi. Makul.

Downtown : Şehrin merkezi. Çarşı tarafında. Çarşıda veya çarşıya. Şehir merkezine doğru. Bir şehir veya kasabanın merkezi. Kent özeği. Çarşı. Şehir merkezi. Bir kentin, başlıca kamusal ve özel yapılarının, tecim, yönetim ve ekin kuruluşlarının bir araya toplandığı, çok katlı yapıları, yoğun ve devinimli nüfusu ile ilgi çekici kesimi. bk. özbölge, iş bölgesi, iş özeği. Şehrin merkezinde olan.

Downtrown block : Birbirlerine kabaca koşut doğrultulu iki kırık arasında çökmüş bir kanat. Çökük.

Downtown area : Şehir merkezi.

Downtrod : Mağdur. Mazlum.

Downtrodden : Haksızlığa uğramış. Ayaklar altında çiğnenmiş. Mağdur. Haksızlığa uğramış olan. Ezilmiş. Ayaklar altında çiğnenen. Ezilen. Kötü davranılmış. Mazlum.

 

Downtowns : Şehrin merkezinde olan. Bir şehir veya kasabanın merkezi. Kentin iş merkezi. Şehir merkezinde. Çarşı. Çarşıda veya çarşıya. Şehrin merkezi. Çarşı tarafında. Şehir merkezi. Şehir merkezindeki.

İngilizce Downthrow Türkçe anlamı, Downthrow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Downthrow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Downfall : Sağanak. Düşme. Mahv. Yağış. Çöküş. Düşüş. Yıkılış. Tuzak. İnkıraz.

Crackup : Sinir krizi. Çöküş. Kaza. Dağılma. Ruhsal çöküş. Çarpışma.

Precipitance : Telaş. Acele. Acelecilik.

Depression : Depresyon. Daralma. Çukur. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi nedenlerle oluşan tecimsel sıkıntı. İktisadi dalgalanmanın daralma aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde düşüşle birlikte yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı iktisadi bunalım durumu. krş. patlama. Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. Coğrafya, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değerini düşürme. Kasvet.

Tumblings : Yuvarlanma. Düşme. Cambazlık. Taklak. Takla atma. Takla. Tamburlama.

Overthrows : Yıkmak. Çökertmek. Devirmek. İpliğin bobin kenarından aşağıya doğru çekilmesi. Düşürmek.

Ruination : Tamamen yıkılma. Yıkılıp harap olma. Yıkılış nedeni. İflas. İflas nedeni. Tahrip. Son.

 

Dent : Çukur. Diş. Çökertmek. Çukur açmak. Girinti. Berelemek. Vuruk. Çentik.

Leaping : Atılmak. Zıplama. Sıçramak. Hoplamak. Hoplama. Zıplamak. Sekmek. Üzerinden atlamak. Üzerinden atlama.

Ejaculating : Fışkırmak. Bağırmak. Söyleyivermek. Boşalma. Dışarı fışkırma. Dışarı atılma. Söyleyiverme. Boşaltmak. Fışkırtmak.

Downthrow synonyms : chuck, ruin, banishment, embarkment, falling in, being overturned, tipped, ejecting, entrance, came apart, demolition, rollover, elimination, decadency, ruinations, transposition, chucks, tilting, fall, degradation, crackups, precipitancy, transpositions, declensions, debacles, wrecking, banishments, turnovers, ruins, casts, overturning, tipping, bragging.

Downthrow ingilizce tanımı, definition of Downthrow

Downthrow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The sudden drop or depression of the strata of rocks on one side of a fault. [Bakınız: Throw].