Downfall türkçesi Downfall nedir

Downfall ile ilgili cümleler

English: His love for indigenous Mexican art became his downfall.
Turkish: Yerli Meksika sanatına olan sevgisi, onun çöküşü oldu.

English: When he was at the acme of his career, a scandal brought about his downfall.
Turkish: Kariyerinin zirvesindeyken, bir skandal onun çöküşüne neden oldu.

Downfall ingilizcede ne demek, Downfall nerede nasıl kullanılır?

Downfallen : Rezil edilmiş. Rezil olmuş. Gözden düşmüş. Mahvolmuş. Ayağa düşmüş.

Downfalling : Sağanak. Mahv. Boşanma (yağmur). Çökme. Düşüş. Yıkılış. İnkıraz. Çöküş. Tuzak. Yıkılma.

Downfalls : Yıkılış. Düşüş. Tuzak. Mahv. Yıkılma. Çöküş. Sağanak. Yağış. Boşanma (yağmur). İnkıraz.

Down and out : Hayatta yenilgiye uğramış. Yoksul. Bitkin. Çökmüş. Bezgin. Yıkılmış. Nakavt. Perişan. Parasız pulsuz. Sefil.

Down and out wit flu : Gripten yatağa düşmüş.

Down at heels : Pejmürde. Topukları aşınmış. Salaş. Düşkün. Sefil. Perişan.

Down arrow : Aşağı ok tuşu. Aşağı ok. (bilgisayar) klavyede üzerinde aşağı doğru işaret eden bir ok resmi bulunan tuş (imleci sayfanın aşağısına doğru hareket ettirir).

 

Down below : Altına. Altında.

Down at heel : Bakımsız. Kılıksız. Döküntü. Pejmürde. Hırpani. Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş. Perişan kılıklı. (britanya ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş. Köhne. Harap görünüşlü.

Down diagonal ellipsis : Aşağıya doğru çapraz üç nokta.

İngilizce Downfall Türkçe anlamı, Downfall eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Downfall ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anti climax : Hayal kırıklığına uğratan sonuç. Kötü sonuç. Düş kırıklığı.

Perdition : Cehennem azabı. Lanetlenme. Lanetleme. Ruhun mahvolması.

Brashes : Kırık kaya parçaları. Sırnaşık. Kırık buz. Kırık taş. Arsız. Aceleci. Kırpıntı. Küstah. Atılgan.

Debacles : Fiyasko. Ani çöküntü. Yıkım. Felaket. Yenilgi. Kaçışma. Ani çökme. Ani su baskını.

Downthrow : Atma. Devrilme. Yıkma. (kaya) çökme. Devirme. Bir fay üzerindeki kayaların yatay yüzeyinin ani düşüş veya inişi (jeoloji). Atılma.

Cobweb : Örümcek. Örümcek ağı. Ağ. Hile. Dayanıksız şey. Örümcek ağının teli. Temizlenmesi gereken pislik. Kuruntu.

Ambuscading : Pusu yeri. Pusu. Pusuya yatmak. Pusuya düşürmek. Pusu kurmak. Pusuda beklemek. Pusuya yerleştirmek. Tuzağa düşürmek. Tuzak kurmak.

Ebbing : Geriye çekilme (dalga vb). Düşmek. Bozulmak. Çekilmek. Azalma. Zayıflama. Çekilme. Bozulma. Tükenip gitmek. Alçalmak.

Degradations : Rütbesini indirme. Yozlaşma. Düşürme. Tenzil. Bozulma. Alçalma. Degradasyon. Rezalet. İndirgeme. Azalma.

Downfall synonyms : being destroyed, eclipses, descent, dropping, decline, ambush, decadency, drenching, ruinate, crackups, down pour, deducting, precipitations, decadence, bankruptcy, cutbacks, ebb tide, anticlimax, demolishing, downtrend, rainfall, downturn, ambushing, cloudbursts, weakening, flurry, snowfall, decay, degression, colludes, cloudburst, dents, downtrends.

 

Downfall zıt anlamlı kelimeler, Downfall kelime anlamı

Success : Başarılmış iş. Başarılı olan kimse. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Başarma. Başarı. Sükse. Başarılı kimse. Muvaffakiyet. Başarım. Sonuç.

Rise : Doğma eylemi. Kalkmak. Doğmak (güneş). Yükseltmek. Şiddetlenmek. Terfi etmek. Zam. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. İyileşmek. Yukarı kalkmak.

Strengthening : Takviye. Güçlendirme. Güçlendirici. Tahkim. Sağlamlaştırma. Pekiştirme. Kuvvetlendirme. Kuvvetlendirici. Takviye etme.

Downfall ingilizce tanımı, definition of Downfall

Downfall kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A body of things falling. A sudden fall.