Down at heel türkçesi Down at heel nedir
- Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş.
- Pejmürde.
- Bakımsız.
- Döküntü.
- Harap görünüşlü.
- (britanya ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş.
- Köhne.
- Hırpani.
- Perişan görünüşlü.
- Perişan kılıklı.
- Harap.
- Kılıksız.
Down at heel ingilizcede ne demek, Down at heel nerede nasıl kullanılır?
Down : Bozuk. Aşağıya doğru. Yere sermek. Aşağı. Aşağısına doğru. Düşürmek. Aşağısında. Yıkmak. Beri.
At : Ye. Bir hareketin hedefini gösterir. Nezdinde. E. Ya. Üzere. Hatta. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Da.
Heel : Topuğunu yere vurarak dansetmek. Topuk takmak. Ekmeğin kafası veya başı. Dizinin dibinden ayrılmamak. Yana yatmak. Topuk pası vermek. Aşağılık kimse. Alçak. Ayağın art bölgesi.
Down at heels : Pejmürde. Sefil. Salaş. Perişan. Topukları aşınmış. Düşkün.
Down at the heel : Harap görünüşlü. Köhne. Hırpani. Perişan kılıklı. (amerikan ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş. Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş. Bakımsız. Kılıksız. Döküntü. Perişan görünüşlü.
Sat down at the table : Yemeğe oturmuş. Masaya oturmuş.
Be down at the heels : Üstü başı dökülmek.
Down at the heels : (amerikan ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş. Pejmürde. Hırpani. Harap görünüşlü. Köhne. Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş. Bakımsız. Harap. Kılıksız. Perişan bir halde.
İngilizce Down at heel Türkçe anlamı, Down at heel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Down at heel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shabbier : Cimri. Sefil. Daha eski püskü. Eli sıkı. Yırtık pırtık. Eski püskü.
Dingy : Sönük. Karanlık. Paslı. Kirli. Rengi soluk. Rengi atmış. Rengi solmuş. Soluk. Pis.
Scragglier : Düzgün olmayan. İntizamsız. Taranmamış. Düzensiz. Darmadağınık. Dağınık. Karmakarışık. Çarpık çurpuk. Engebeli. Bozuk.
Ragged : Alay edilen. Dağınık. Karman çorman. Pütürlü. Olmamış. Eski püskü. Düzensiz. Kırpık kırpık. Eksik.
Castoff : Reddedilmiş veya dışlanmış kişi yada şey. Kullanılmayıp atılan şey. Kızağa çekilmiş kişi yada ıskartaya ayrılmış şey. İstenmeyen giysi.
Dowdies : Dökük. Çapaçul. Pasaklı kadın. Derbeder. Elmalı sufle. Elmalı turta. Üstü başı dökülen kadın. Pasaklı.
Dowdiest : En pasaklı. Pasaklı.
Detritus : Kum ve taş parçası. Aşınma döküntüsü. Aşıntı. Parçalanık döküntü. Kırıntı malzemeler. Taş döküntüsü. Kaya döküntüsü. Dış etkilerle ufalanmış, parçalanmış, moloz durumundaki kayaç ve canlı kalıntıları. Hayvan ve bitkilerin bozunması ile oluşan organik enkaz.
Homeless : Vatansız. Hane berduş. Evsiz barksız. Evsiz. Evi barkı olmayan. Yuvasız. Yurtsuz. Yersiz. Kimsesiz.
Down at heel synonyms : down the heels, dowdyish, dowdily, bedrid, fleabitten, effete, out at the elbows, frowsy, castoffs, dowdy, debris, draggled, blowzy, crummy, seedy, duffs, disorderly, crummier, behind the times, shabby, bedraggled, scraggliest, tackier, scraggly, down at the heel, detrited, frouzy, in disrepair, comber waste, fustier, exhausted, tacky, devastated.

Bu kısımda Down at heel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Down at heel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Down at heel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Down at heel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.