Harap nedir, Harap ne demek

Harap; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Harap" ile ilgili cümle

  • "Mezarlığın ortasında altı adet mermer sütunlu harap bir kümbet göze çarpar." - S. M. Alus

Yerel Türkçe anlamı:

Meyve isimlerinin önüne getirildiğinde (yabanî) ya da (ufak) anlamını verir: Harap üzüm = ufak üzüm, civek üzümü. Harap dut = yaban dutu, köpek dutu, kuş dutu.

Meyve vermeyen ağaç ya da üzüm vermeyen çubuk.

Harap tanımı, anlamı:

Harap düşmek : Kötü bir durumla karşı karşıya kalmak.

Harap etmek : Harap duruma getirmek.

Harap olmak : Harap duruma gelmek, haraplaşmak, perişan olmak.

Haraplaşmak : Harap duruma gelmek, viran olmak, perişan olmak.

Haraplık : Harap olma durumu, yıkkınlık, harabilik, harabiyet.

Kendini harap etmek : Sıkıntı veya üzüntüden perişan olmak.

Bayındır : İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı, imar edilmiş, mamur (yer), abat. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Yıkkın : Harap.

Viran : Yıkık, harap.

Bitkin : Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.

Yorgun : Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan, bitap.

Perişan : Dağınık, düzensiz, karmakarışık. Acınacak durumda olan, zavallı.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Sarhoş : Hoşa giden bir etki ile kendinden geçmiş olarak, esrik. Bir şeyden çok fazla mutluluk duyan. Alkollü içki veya keyif verici bir madde sebebiyle kendini bilmeyecek durumda olan (kimse), esrik, mest, sermest, başı dumanlı, kafası bulutlu, kafası iyi, kafası dumanlı, kafası kıyak.

Haraplaşma : Haraplaşmak işi.

Harap ile ilgili Cümleler

  • Tüm kasaba yangın tarafından harap edildi.
  • Irak'ın Amerikan istilası ülkeyi harap, parçalanmış ve beş parasız bıraktı.
  • Ben harap oldum.
  • Olay yeri harap olmuş bir moteldeydi.
  • Harap edildim.
  • Harap olacaksın.
  • Harap olmuştu.
  • Araban bütünüyle harap olmuş.
  • Seller Almanya'nın bir kısmını harap etti.
  • Eski ev terk edildikten yıllar sonra harap bir hale gelmiş.
  • Harap olurdum.
  • Harap kale şimdi restorasyon altında.

Diğer dillerde Harap anlamı nedir?

İngilizce'de Harap ne demek? : adj. ruined, devastated, wrack and ruin, creaky, desolate, dilapidated, ramshackle, ratty, ruinous, waste

Fransızca'da Harap : ruiné/e; détruit/e; dévasté/e; délabré/e, ravagé/e

Almanca'da Harap : adj. baufällig, ruiniert

Rusça'da Harap : adj. ветхий, запущенный, жалкий