Downtown türkçesi Downtown nedir

  • Bir kentin, başlıca kamusal ve özel yapılarının, tecim, yönetim ve ekin kuruluşlarının bir araya toplandığı, çok katlı yapıları, yoğun ve devinimli nüfusu ile ilgi çekici kesimi. bk. özbölge, iş bölgesi, iş özeği.
  • Kent özeği.
  • Şehrin merkezi.
  • Şehir merkezinde.
  • Çarşıya.
  • Şehir merkezi.
  • Çarşı.
  • Bir şehir veya kasabanın merkezi.
  • Şehir merkezine doğru.
  • Çarşıda veya çarşıya.
  • Çarşı tarafında.
  • Şehrin merkezinde olan.
  • Şehir merkezindeki.

Downtown ile ilgili cümleler

English: Ali lives in a three-bedroom apartment in downtown Boston.
Turkish: Ali Boston'da şehir merkezinde üç-yatakodalı bir apartmanda yaşıyor.

English: Ali had to go downtown to do some shopping.
Turkish: Ali biraz alışveriş yapmak için şehir merkezine gitmek zorunda kaldı.

English: Ali and Mary meet in downtown Boston once a month.
Turkish: Ali ve Mary ayda bir kez Boston'da şehir merkezinde buluşurlar.

English: Ali is staying at a hotel not too far from our downtown office.
Turkish: Ali bizim şehir ofisinden çok uzakta olmayan bir otelde kalıyor.

English: Ali and Mary are going downtown to eat pizza.
Turkish: Ali ve Mary pizza yemek için şehir merkezine gidiyorlar.

Downtown ingilizcede ne demek, Downtown nerede nasıl kullanılır?

Downtown area : Şehir merkezi.

 

Downtown train : İş merkezine giden tren. Şehir merkezine giden tren.

Can you drop me off downtown : Beni şehir merkezine bırakabilir misiniz.

Which way is downtown : Şehir merkezine tarafta.

Downtowns : Şehrin merkezinde olan. Şehir merkezi. Çarşıya. Kentin iş merkezi. Çarşı. Şehir merkezindeki. Çarşıda veya çarşıya. Şehir merkezinde. Çarşı tarafında. Bir şehir veya kasabanın merkezi.

Downtrodden : Ayaklar altında çiğnenmiş. Ezilmiş. Mağdur. Ayaklar altında çiğnenen. Haksızlığa uğramış olan. Ezilen. Kötü davranılmış. Haksızlığa uğramış. Mazlum.

Downtime : Çalışmama süresi. Arıza süresi. Bir bilgisayar veya makinenin bir arıza veya başka bir nedenden dolayı çalışmadığı süre (bilgisayar, makineler). Duruş süresi. Aksaklık süresi. Bir işçinin üretim yapmadığı zaman dilimi. Aksama süresi.

Downtoearth : Makul. Gerçekçi.

Downtrend : İniş trendi (özellikle de ekonomi veya şirketlerde). Düşüş trendi. Aşağı doğru yönelen eğilim. Alçalan trend. Aşağı doğru olan eğilim. Düşüş.

Downtrod : Mağdur. Mazlum.

İngilizce Downtown Türkçe anlamı, Downtown eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Downtown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Marting : Alışveriş merkezi. Pazar.

Bazaar : Kapalı çarşı. Yardım amacıyla düzenlenen satışlar. İki üç yüzyıl önce yapılmış olup bugün de kullanılan, yalnız yayalara açık, üstü kapalı yolların iki yanına dizilmiş satışlıklardan oluşan kent kesimi. bk. bedesten. Kermes. Pazar yeri. Pazar. Alıcı ve satıcıların fiziki olarak karşılaştıkları, dükkanların bulunduğu açık veya kapalı alışveriş yeri.

 

Arcade : Sırakemerler. Direkli geçit. Atari salonu. Taşdirekli geçit. Sıra kemerler. Kemeraltı. Pasaj. İki sokağı birbirine bağlayan, içinde satış yerleri bulunan üstü kapalı geçit. iki sütun ya da iki ayak arasındaki bir açmanın üstüne örtmek için, uçları bir sütun ya da ayaklara oturmak üzere yay biçiminde yapılan ağaçtan, madenden ya da taş ve tuğladan yapı parçası. Kemer altı.

Centrum : Orta veya merkez. Sentrum. Merkez. Orta. Bir omurun gövdesi. Omurun gövde bölgesi.

Business district : Ticari bölge. Faaliyet alanı. İş sahası. İş merkezi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir şehirde çeşitli işyerlerinin toplandığı bölge. İş bölgesi. Bir işletmenin çalışma bölgesi. Bir şehir veya kasabada işletmelerin yoğun olarak bulundukları bölge.

Towns : Kasaba. Kasabalar. Şehir halkı. İlçeler. Kent. İlçe. Şehir.

Mart : Ticaret merkezi. Alışveriş merkezi. Pazar.

Fair : Dürüst. Sergi. Kesmek. Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar. Açık tenli. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kermes. Üretici ve yapımcı mallarının çoğunluğa gösterilmesi amacıyla değişmeyen, genellikle önemli tecim ve tarım kuruluşlarının bulunduğu yerlerde belirli sürelerle sergilendiği geçici satak. Festival. Geçici satak.

Centrums : Orta. Orta veya merkez. Merkez. Bir omurun gövdesi.

Downtown synonyms : city district, down town, civic center, tin pan alley, shopping area, marts, town, city centre, midtowns, bazaars, town center, shopping center, arcades, downtown area, market place, city center, market, fairs, downtowns, midtown.

Downtown zıt anlamlı kelimeler, Downtown kelime anlamı

Uptown : Şehrin yukarısına. Şehir merkezinin dışı. Şehrin yukarısındaki. Kent merkezinin dışı. Şehrin yukarı kısmı. Şehir dışında. Şehrin yukarı tarafı. Şehrin yerleşim ağırlıklı kesimi. Kent merkezinin dışında. Kent merkezinin dışındaki.