Casting türkçesi Casting nedir

  • Oyuncu kadrosu.
  • Kalıba dökme.
  • Plan.
  • Astar sıva.
  • Atış.
  • Dökme.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Olta atma.
  • Oyuncu seçme.
  • Kadro kurma.
  • Ağ atma.
  • Döküm.
  • Dökmecilik.
  • Rol dağıtımı.

Casting ile ilgili cümleler

English: As Jesus passed along the Sea of Galilee, he saw Simon and his brother Andrew casting a net into the lake.
Turkish: İsa, Galilee Denizi boyunca geçerken, Simon ve kardeşi Andrew'in göle bir ağ attıklarını gördü.

English: This development is casting a larger and larger shadow over the chemical industry as well.
Turkish: Bu gelişme aynı zamanda kimya sanayi üzerinde de gittikçe daha büyük bir gölge düşürüyor.

English: In 1980 the Ontario Censor Board banned the film "The Tin Drum," adapted from the Günter Grass novel, but the media found this silly, and so the Canadian Broadcasting Corporation (CBC) showed the offending scene that night from coast to coast on the national news.
Turkish: Ontario Sansür Kurulu 1980'de Günter Grass'tan uyarlanmış "Teneke Trampet" filmini yasakladı ama medya bu yasağı saçma buldu ve hatta Canadian Broadcasting Corporation (CBC) sorun yaratan görüntüleri o gece ülke çapında ulusal haberlerde gösterdi.

English: I'm casting aspersions on his competency as a statistician.
Turkish: Bir istatistikçi olarak onun yeteneğine iftira atıyorum.

 

English: The casting came cleanly out of its mold.
Turkish: Döküm kalıbından temiz geldi.

Casting ingilizcede ne demek, Casting nerede nasıl kullanılır?

Casting a shadow : Gölge etmek.

Casting a spell : Büyüleme.

Casting alloy : Döküm alaşımı.

Casting assistant director : Oyuncu yönetmenine çalışmalarında yardımcı olan kimse. Oyuncu yönetmen yardımcısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Casting director : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oyuncu yönetmeni. Oyuncuların bulunması, seçimi, figüranların sağlanması, deneme filmlerinin çevrilmesi, sınamaların yapılması, çevirim sırasında figüranların yerli yerinde bulundurulması gibi işlerle uğraşan kimse.

Casting ladle : Döküm kepçesi. Döküm potası.

Casting suspicion : Birisinin veya birşeyin şüpheli olabileceğini akla getirmek. Birileri hakkında şüphe uyandırmak.

Casting vote : Başkanın oyu. Sonucu belirleyen oy. Belirleyici oy. Etkin oy. Karar oyu.

Casting net : Serpme ağ.

Casting sand : Döküm kumu.

İngilizce Casting Türkçe anlamı, Casting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Casting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blueprint : Ayrıntılı tasarı. Şablon. Mavi kılavuz. Mavi kopya. Planı mavi kağıda çekmek. Mavi kopya çıkarmak. Prototip. Teknik bilginin yer aldığı mavi sayfalı kitap. Tasarlamak.

Decant : Dikkatle boşaltmak. Boşaltmak. İçindeki çökelti maddelerinden arıtmak. Bir kaptan diğerine aktarmak. Tortusundan ayırmak. Şişeden sürahiye boşaltmak. Boşaltma. Bir kaptan diğer kaba akıtmak. Süzmek.

 

Piling : Kümeleme. Temel kazıkları. Kazık. Yığın yapma. İstif. Temel direği. Kümelenen. Kazık çakma.

Enumerations : Sayma. Sayım listesi. Sayılma. Sayım. Liste. Detaylı liste. Ayrıntılı liste.

Placing : Yatırmak (para). Oturtmak. Yerine koyma. Yerleştirmek. Plasman. Yerleştirme. Vermek (sipariş). Yerini belirlemek.

Mouldings : Pervaz. Silme. Tiriz. Kalıpta yapılmış şey. Kalıp yapma. Zıh. Korniş. Kalıp parçası. Kalıplama.

Innings : Şans. Kısmet. Sıra. Vuruş sırası. Nöbet. Eşit şans. Kriket bir takımdaki on oyuncunun oyun dışı edilinceye kadar vuruş sıraları.

Overcast : Bulutlu. Kapalı hava. Kenarı bastırılmış. Bulutla kaplamak. Kapanmak. Kenarını bastırmak. Kapalı. Basık. Endişeli. Kaplama.

Gunshots : Menzil. Silah atışı.

Firings : Ateş alma. İşten çıkarma. Pişim. Yakma. Atma (kurşun veya top veya belirli bir el silah). Ateş etme. Yakacak. Kovma. Pişirme (toprak eşyayı).

Casting synonyms : fly casting, surf casting, surf fishing, life mask, bait casting, sportfishing, conspectuses, decants, pistol shot, fishing, work roster, projection, decantation, design, abandon, actinolite, abandoned mine, device, moldings, blue print, cylinder block, inning, drawing, diagram, chucks, molding, fling, cadre, death mask, adit, arrangement, cast, projections.

Casting ingilizce tanımı, definition of Casting

Casting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of one who casts or throws, as in fishing.