Emesis türkçesi Emesis nedir

  • Emez.
  • Kusma.
  • Emezis.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Emesis ingilizcede ne demek, Emesis nerede nasıl kullanılır?

Haematemesis : Kan kusma. Hematemez.

Helminthemesis : Solucan kusma. Helmintemez. Helmintemezis.

Hematemesis : Kan kusma. Hematemez. Çeşitli nedenlerle ağızdan kan gelmesi, hematemez.

Nemesis : Can düşmanı. İntikam. Öç. Müstehak ceza verilmesi. İntikam ilahesi. Adil ceza. İntikam tanrıçası. Güçlü rakip. Hak edilen ve kaçınılmaz ceza. Gözü korkutan düşman.

Pyemesis : Piyemez. İrin kusma. Piemezis.

Academes : Akademik çevreler.

Blasphemes : Sövmek. Allah hakkında kötü konuşmak. Dinsel konularda saygısızca konuşmak. Küfretmek. Dine küfretmek. Kutsal şeylere saygısızlık. Saygısızlıkta bulunmak. Küfretmek (dine).

Collective investment schemes : Yatırım ortaklığı ve yatırım fonundan oluşan ortaklıkların genel adı. Kolektif yatırım kuruluşu.

Demesnes : Mıntıka. Miri arazi. Malikane. Emlak. Devlet veya hükümdara ait topraklar. Serf veya özgür çiftçiye ait olmayan lord toprağı. Mülk. Etki alanı.

Extremes : Sınır. Çıkmaz. Son derece. Dışlar. Aşırı. Aşırılık. En uç nokta. Tezat. Ölçüsüzlük. Aşırı uçlar.

İngilizce Emesis Türkçe anlamı, Emesis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Projection : Atış. Proje. Uzanca. Bir ışık kaynağından çıkan ışınlar yoluyla aygıta sürülen diyapotifizin görüntüleme eylemi. 2 -bu yolla oluşan görüntü. Bilinen verilere dayanarak bir ölçüm değerinin gelecekte ya da geçmişteki değerini kestirme yordamı. Projeksiyon. Tasarım. Sahne üzerinde konuşulan sözleri uzağa eriştirme becerisi. sesi fırlatma, karın boşluğu ve ses telleri yoluyla tonu yerine yerleştirme işlemidir. sesi yerleştirmede soluk denetimi, tını ve boğumlama rol oynar. Bilgisayar, ekonomi, fizik, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Işıklı bir kaynaktan sahneye, sahne üstüne, bir ekrana ya da perdeye yansıtılan resim ya da yazı.

Hematemesis : Çeşitli nedenlerle ağızdan kan gelmesi, hematemez. Hematemez. Kan kusma.

Ejection : Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Çıkan şey. Püskürme. Fırlama. Dışarı atma. Yanardağlardan dışarı atılan lav külçeleri. Atma. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması. Salgı. Kovma.

Regurgitations : Fışkırtma. Kusturma. Geri akma (sıvı). Regurjitasyon. Regürjitasyon. Geri taşma. Kusarak çıkarma.

Physiological reaction : Bir uyaran karşısında bir bütün olarak bedende ya da bir örgende oluşan değişme. Fizyolojik tepki.

 

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Expulsion : Çıkarılma. Atılma. Çıkarma. İhraç etme. Tart. Çıkma. Kovma. İhraç edilme. Akma.

Emesis synonyms : hyperemesis, innate reflex, inborn reflex, reflex response, instinctive reflex, forcing out, catting, retch, regurgitation, sickliness, abdominal pain, rumination, abdomen, puking, reflex action, a dna, a amplitude mod, abattoir, unconditioned reflex, retched, vomit, disgorgement, pukes, a band, a c deformity, sicknesses, abdominal distention, puked, honking, abamectin, abaxial, abdominal fat necrosis, retches.

Emesis ingilizce tanımı, definition of Emesis

Emesis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A vomiting.