Had nothing to lose türkçesi Had nothing to lose nedir

  • Kaybedecek bir şeyi yoktu.
  • Deneyerek bir şey risk etmedi.
  • Umutsuzdu.

Had nothing to lose ile ilgili cümleler

English: We had nothing to lose.
Turkish: Kaybedecek hiçbir şeyimiz yoktu.

Had nothing to lose ingilizcede ne demek, Had nothing to lose nerede nasıl kullanılır?

Had : Almak. Kabul etmek. Yapmak. Göz yummak. Dolandırmak. Zorunda olmak. Etmek. Olmak. Aldatmak. Elde etmek.

Nothing : Önemsiz (şey). Hiçbir şey. Hava. Önemsiz şey. Hiçlik. Yokluk. Önemsiz kimse. Boş söz. Sıfır. Yok.

To : E. Oranla. Karşı. Arasında. -e kadar. Kala. Göre. -mek -mak (mastar). Ye. E doğru.

Lose : Mağlup olmak. Azıtmak. Yitirmek. Kaçırmak. Geri kalmak (saat). Kaybetmek. Kazanamamak. Geri kalmak. Mahrum etmek. Heba etmek.

Had nothing to do : Yapacak bir şey yoktu. Zamanını alacak bir şey yoktu.

Stand to lose : Muhtemelen kaybedebilmek. (kesinlikle) kaybetmek. Kaybetme olasılığı yüksek olmak.

Has nothing to lose : Kaybedecek bir şeyi yok. Risk alırsa kaybedilecek değerli veya önemli bir şeyi yok.

Cause to lose control : Kontrolü kaybetmesine neden olmak.