Haemopoietic tissue türkçesi Haemopoietic tissue nedir
- Kan hücresi yapan doku.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Lenfoyit doku, miyeloyit doku (kemik iliği) gibi kan hücrelerinin meydana getirildiği dokular. hemopoietik doku, lökopoietik doku.
Haemopoietic tissue ingilizcede ne demek, Haemopoietic tissue nerede nasıl kullanılır?
Tissue : Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, ortak yapı ve işleve sahip hücreler grubunun oluşturdukları yapı. Kağıt peçete. Tuvalet kağıdı. İnce kumaş. İnce kağıt. Dokuma. Kağıt mendil. Ağ. Bir tür ince ambalaj kağıdı.
Adipose tissue : Yağ dokusu. Adiposit denilen ve trigliserid depolayan hücrelerden oluşan gevşek bağ dokusu, adipoz doku. Yağ doku. Adipoz doku. Yağlı doku. Yağdoku. Hücrelerinde yağ granülleri bulunan özelleşmiş bir bağ dokusu tipi. esmer yağ dokusu, beyaz yağ dokusu.
Animal tissue : Hayvan dokusu. Hayvansal doku. Hayvan derisi.
Areolar tissue : Gözenekli doku.
Bathroom tissue : Tuvalet kağıdı.
Blood tissue : Alyuvarlar, granüllü akyuvarlar nötrofil, bazofil ve eozinofil, granülsüz akyuvarlar lenfosit, monosit, kan pulcukları gibi kanın biçimli elemanlarıyla plazma denilen hücreler arası sıvıdan oluşan, içinde % 7 oranında plazma proteinlerinden albumin, alfa, beta, gamma globulinler, fibrinojen vb. % 09 oranında inorganik tuzlar, % 10 oranında çeşitli organik bileşikler amino asitler, vitaminler, hormonlar vb. içeren ve hücrelerin beslenmesini, artık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlayan ve vücut savunmasında rol alan özelleşmiş bir doku. Kan dokusu. Granüllü lökositler (nötrofil, bazofil, eozinofil lökositler), granülsüz lökositler (lenfositler, monositler), kan pulcuklan (trombositler) gibi kanın şekilli elemanlarıyla hücreler arası maddesi plazma denilen sıvıdan oluşan, içinde %7 oranında plazma proteinleri (albumin, alfa, beta, gama globulinler, fibrinojen vb.), %0.09 oranında inorganik tuzlar, %10 oranında çeşidi organik bileşikler (amino asitler, vitaminler, hormonlar ve lipoproteinler vb.) içeren ve hücrelerin beslenmesini, artık maddelerin uzaklaştırlmasını sağlayan özelleşmiş bir doku. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
İngilizce Haemopoietic tissue Türkçe anlamı, Haemopoietic tissue eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Haemopoietic tissue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.
Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Karınca yiyen.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Haemopoietic tissue synonyms : acacia, abo blood groups system, a cells, abiotic factor, aardwolf, abacus bodies.

Bu kısımda Haemopoietic tissue kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Haemopoietic tissue ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Haemopoietic tissue anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Haemopoietic tissue ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.