Hapa nedir, Hapa ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çul.

Aşık kemiğinin oyunda belirli çizgiye bir karıştan çok uzak kalması.

Çamaşır yıkarken kullanılan genişçe bir ağaç, tokaç.

Hapa tanımı, anlamı

Bir koşum hapaz : Yan yana iki avuç dolusu

Hapaç : Bacak arası, apış.

Hapadana : Ansızın, birdenbire.

Hapahap : Ansızın, birdenbire: Bizim komşu hapahap öldü. Söze söz, lafa laf yetiştirmeyi anlatır. Ağzına kadar, dolu.

Hapahap gelmek : Karşı karşıya, yüz yüze gelmek, karşılaşmak.

Hapahaptan : Ansızın, birdenbire.

Hapak : Hırka. Kapak, kuyu ya da herhangi bir şeyin kapağı.

Hapal : Bacak arası, apış. Çatal ağaç: Dağarcığını hapala as. Yabani güvercin. Köpek yavrusu. Yaban güvercini.

Hapalak : Sevinçli.

Hapalamak : Karıştırmak: Bu işi hapalama sonu fena çıkar.

Hapan : Tuzak. Yemek yememiş, aç. Tahıl ve sebze satılan yer, hal. Üzeri açık ya da kapalı geniş avlu. Karakucak güreşte kullanılan bir çeşit oyun. Un çuvalının ağzına dikilen parça: Değirmende çuvalın ağzına hapan yapmadan getirdim. Meyve ve sebze sandığının üstüne örtülen örtü. Tarla sürüldükten sonra toprağı ezmek için kullanılan, öküzle çekilen uzun ağaç. Avuç dolusu. Kıldan ya da ketenden yapılmış büyük çuval. Arapça kökenli kabbân: kapan.

 

Hapang : Baca kapağı.

Hapank : Kapak, kuyu ya da herhangi bir şeyin kapağı.

Hapanlamak : Doldurmak. Tökezlemek. Avuçlamak.

Hapanlı : Kars şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Hapap : Takunya.

Hapapa gelmek : Karşı karşıya, yüz yüze gelmek, karşılaşmak.

Hapapcı : Nalıncı.

Hapar : Haber. Saçta pişirilen yufkayı, ekmeği çevirmeye yarayan tahta araç. Avuç dolusu.

Haparlamak : Avuçlamak.

Hapas : [Bakınız: hapaz]. Avuç içi. Bir tutam (buğday ve benzerleri tahıllar için). Saçta pişirilen yufkayı, ekmeği çevirmeye yarayan tahta araç. Avuç dolusu.

Hapas hapas : Avuç avuç.

Hapas ki : İyi ki.

Hapaz hapaz : Avuç avuç: Hapaz hapaz üzüm aldım.

Hapazan : Pisboğaz, obur.

Hapazla : Saçta pişirilen yufkayı, ekmeği çevirmeye yarayan tahta araç.

Hapazlamacı : Yasal olmayan yoldan kazanç elde eden kimse.

Hapazlamacılık : Hapazlamacı olma durumu.

Hapazlamağ : Avuçlamak.

Hapaz : Avuç.

Hapazlama : Avuçlama.

Hapazlamak : Avuçlamak.

Diğer dillerde Hanza kentleri birliği anlamı nedir?

İngilizce'de Hanza kentleri birliği ne demek ? : hanse