Hardworking türkçesi Hardworking nedir

Hardworking ile ilgili cümleler

English: Is he a hardworking student?
Turkish: O, çalışkan bir öğrenci mi?

English: Ali is more hardworking than any other student in his class.
Turkish: Ali sınıftaki herhangi bir öğrenciden daha çalışkandır.

English: Ali is a very hardworking student.
Turkish: Ali çok çalışkan bir öğrencidir.

English: Ali is as hardworking as everyone else in the group.
Turkish: Ali gruptaki başka herkes kadar çalışkan.

English: Ali is no more hardworking than Bill is.
Turkish: Ali Bill'den daha çalışkan değil.

İngilizce Hardworking Türkçe anlamı, Hardworking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hardworking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conches : Yumuşakça kavkısı. Helezoni sedef kabuk. Kabuklu bir deniz hayvanı. Sarmal deniz kabuğu. Deniz yumuşakçası kabuğu. Dürüst. Büyük deniz kabuğu.

Full of vim : Enerji dolu.

Full of pep : Girişken.

Energetic : Enerjiye sahip olan. Etkili. Diri. Aktif. Dipdiri. Enerji gösteren. Güçlü. Kuvvetli. Faal.

Laborious : Emekli. Güç. Yorucu. Zahmetli.

Avid : İstekli. Arzulu. Hevesli. Doyumsuz. Hasta veya fanatik. Doymayan. Açgözlü. Coşkun. Hırslı.

 

As keen as mustard : Çok hevesli. Çok coşkulu. Aşırı düşkün. Çok istekli.

Fervid : İhtiraslı. Çok şevkli. Yoğun. Hararetli. Ateşli. Hırslı. Hiddetli. Çok sıcak.

Industrious : Gayretkeş. Faal.

Tireless : Yorulmak bilmez (kimse). Yorulmak bilmez. Hiç durmaz. Yorulmaz. Yorulmak bilmeyen. Bitmez tükenmez (enerji). Tekerleksiz.

Hardworking synonyms : piping hot, fiery, fieriest, ardent, very hot, eager, gumptious, labored, active, laboured, assiduous, grafters, igneous, fierier, actives, exerted himself, earnest, sedulous, fagged, eagers, grafter, untiring, trimer, arduous, perfervid, fervent, conchs, flamy, diligent, hard working, conch, deedy, full of action.

Hardworking zıt anlamlı kelimeler, Hardworking kelime anlamı

Negligent : İhmalkar. Lakayıt. Kayıtsız. Dikkatsiz. Savsak. Baştan savmacı. İhmalci. Lakayt. Umursamaz.