Harma nedir, Harma ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Eski yapılarda kırılmak üzere olan çatı ağaçlarının altına vurulacak direğe başlık olarak konulan parça, destek.
Harma ile ilgili Cümleler
- Ali buğday harmanlıyor.
- Ben buğday harman ediyorum.
- Harmanı kaldırmaktan başka bir şey düşünmüyordu.
- Gökoğuz Türkçesi'nde Ağustos'a Harman ayı deniliyor.
- Tüm parasını har vurup harman savurdu.
- Çocuklarım buğday harman ediyorlar.
- Bu kahve harmanını severim.
- Akşam vakti ırgatlarla beraber harman savururum.
Harma ile ilgili Atasözü veya Deyim
ay harmanlanmak : Ay halelenmek.
burnunun yeli harman savurmak : büyüklenmek, kibirlenmek çok öfkelenmek.
dağ başına harman yapma, savurursun yel için, sel önüne değirmen yapma, öğütürsün el için : yapacağın iyi bir işi, sonunu hesaplamadan yapma anlamında kullanılan bir söz.
derede tarla sel için, tepede harman yel için : elden çıkarmak istemediğimiz şeyleri tehlikeye açık durumlardan uzak tutmalıyız anlamında kullanılan bir söz.
gün ola harman ola : bir gün onun da zamanı gelir anlamında kullanılan bir söz.
harman çevirmek : harmanlamak.
harman döven öküzün ağzı bağlanmaz : çalışanın emeğinin karşılığı verilmelidir anlamında kullanılan bir söz.
harman dövmek : ekin tanelerini saptan ayırma işini yapmak.
harman dövmek keçinin işi değil : önemli işler herkese yaptırılmaz anlamında kullanılan bir söz.
harman etmek (veya yapmak) : birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir birleşim oluşturmak.
harman savurmak : tahılı samandan ayırmak için dövülmüşünü rüzgâra karşı savurmak.
harman sonu dervişlerin : herhangi bir paylaşmada veya işte sona kalanların kazançlı çıkmaları durumunda söylenen bir söz.
harman sonu dervişlerindir : herkesin bol bol yararlandığı şeylerin artakalanından alçak gönüllüler yararlanır anlamında kullanılan bir söz.
harman yakarım diyen orağa yetişmemiş : başkasına kötülük yapmayı tasarlayan kimse, kötülüğünü yapmaya fırsat bulmadan cezasını görür anlamında kullanılan bir söz.
harman yel ile, düğün el ile : her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır anlamında kullanılan bir söz.
harmanda dirgen yiyen sıpa, yılına kadar acısını unutmaz : uygunsuz davranışlarından dolayı cezalandırılanlar uzun süre aynı davranışı göstermezler anlamında kullanılan bir söz.
harmanı kaldırmak : harman işini bitirmek.
onmadık yılın yağmuru harman vakti yağar : zamanında olduğunda büyük yarar sağlayacak bir durum, zamanı geçtikten sonra gerçekleşirse zarar bile verebilir anlamında kullanılan bir söz.
tarlada izi olmayanın harmanda sözü (veya yüzü) olmaz : kendini işe vermeyenden, bir iş üretmeyenden hayır gelmez anlamında kullanılan bir söz.
Harma kısaca anlamı, tanımı
Ay harmannanmak : Ay halelenmek
Harman aktarmak : Düğenlenen ekini yaba ya da dirgenle alt üst etmek. (Amasya).
Harman çarşlamak : Harman döğmek için buğday saplarını harman yerine yaymak.
Harman çektirmek : Harmandaki samanı toplamak. (Amasya).
Harman çiti : Harman alanını çevreleyen çit. (Merzifon Amasya).
Harman horozu : Çavuşkuşu.
Harman kabağı : Harman zamanında yetişen kabak.
Harman süpürgesi : Sığır kuyruğu otu balık otu.
Harman tahtası : Döven.
Harman üstü : Harman kalkar kalkmaz.
Harmanağılı : Amasya şehri, Suluova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Harmanalan : Şanlıurfa ilinde, Suruç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Harmanalanı : Bursa ilinde, Keles belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Harmanardı : Adıyaman şehri, Besni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Diyarbakır kenti, Pirinçlik bucağına bağlı bir yer.
Harmanatlı : Kırşehir ili, Boztepe ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Harmanbiş : Çocukların çamur ve toprakla oynadıkları bir çeşit oyun.
Harmancıkakalan : Bursa şehrinde, Harmancık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Harmancıkdemirci : Bursa ilinde, Keles ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Harmançalıh : Harman zamanı harmanlardan toplanan sadaka: Bu yıl üç defa harmançalıh verdim.
Harmançelik : Harman zamanı harmanlardan toplanan sadaka.
Harmanda : Hizmetçi, uşak. At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak.
Harmandal : At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak. Yaba.
Harmandöğen : Iğdır şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Harmandöven : Bitlis kenti, Sağınlı bucağına bağlı bir yer.
Harmandüzü : Mardin kenti, Kızıltepe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Harmangeriş : Kastamonu şehri, Şenpazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Harmanına yağmamak : İşi yolunda gitmek.
Harmankaya : Düzce şehrinde, Cumayeri ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan kenti, Kemaliye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Mardin şehri, Ömerli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Harmanköy : Bilecik şehrinde, İnhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Harmanlar : Diyarbakır şehrinde, Mermer nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Harmanlaşmak : Ayın çevresinde ağıl meydana gelmek. Eşyayı kırıp dökmek, dağıtmak. Havada dağılmak.
Harmanlı : Adıyaman şehrinde, Harmanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Artvin şehrinde, Ardanuç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Balıkesir ilinde, Erdek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bitlis şehri, Reşadiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Burdur şehri, Yeşilova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Bursa ilinde, Karacabey ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Çanakkale şehrinde, Kacak nahiyesine bağlı bir yer. Diyarbakır ili, Tepe bucağına bağlı bir bölge. Edirne şehri, Hamidiye bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kars şehrinde, Susuz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Mardin şehrinde, Midyat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sakarya ilinde, Karapürçek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon kenti, Arsin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Harmanören : Isparta şehri, Atabey belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Harmanözü : Bayburt kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Harmanpergeli : Harman toplamağa yarayan kızak. (İnönü Eskişehir).
Harmanpınar : Kırşehir ili, Çiçekdağı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Konya ilinde, Bozkır ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Harmanpiş : Çocukların çamur ve toprakla oynadıkları bir çeşit oyun.
Harmantepe : Bingöl kenti, Karlıova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bitlis ilinde, Adilcevaz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Elâzığ şehri, Poyraz nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan kenti, Çayırlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin şehri, Savur belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sakarya ilinde, Hendek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Harmanyazı : Konya şehrinde, Ilgın ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Harmanyuvarlağı : Harman yerini düzlemekte kullanılan, loğ'a benzer, iki yan yüzündeki çukurlara geçirilen bir çatal ağaç yardımıyla hayvanla çekilen büyük taş. (Kırklareli).
Kirpikle harman süpürmek : Gerçekleştirilemeyecek işe girişmek.
Peganum harmala : [Bakınız: üzerlik]. Üzerlik.
Harman : Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
Harman sonu : Harmandan sonra kalan, toprakla karışmış tahıl. Büyük bir varlık veya işten sonra kalan bölüm.
Harman yeri : Üzerinde harman dövülen, sıkıştırılmış sert toprak alan.
Harmancı : Harman işi ile uğraşan (kimse).
Harmancık : Bursa iline bağlı ilçelerden biri.
Harmancılık : Harmancının yaptığı iş.
Harmandalı : Ege bölgesinde oynanan bir tür zeybek oyunu. Sarhoş. Bu oyunun müziği.
Harmani : Bütün vücudu saran, kolsuz ve bazen kukuletalı bir tür üst giysisi.
Harmanlama : Harmanlamak işi.
Harmanlamak : Harman etmek. Gemi az bir dümen açısıyla büyük bir eğri çizerek yürümek. Bir çember oluşturacak biçimde dolaşmak.
Harmanlanma : Harmanlanmak işi.
Harmanlanmak : Tütün, çay, içki vb.nin birkaç çeşidi birbirine katılıp karıştırılmak. Ay çevresinde ağıl oluşmak.
Harmanlatma : Harmanlatmak işi.
Harmanlatmak : Harman yaptırmak.
Harmanlık : Harman için gerekli eşya. Harman yeri.
Tuğla harmanı : Tuğla yapılmış olan yer.
Diğer dillerde Harita imleri anlamı nedir?
İngilizce'de Harita imleri ne demek ? : legend

Bu kısımda Harma nedir? Harma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Harma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Harma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.