Has tenure türkçesi Has tenure nedir

  • Daimi işte (kamu kurumunda).
  • Kadrolu.

Has tenure ingilizcede ne demek, Has tenure nerede nasıl kullanılır?

Has : Zorunda olmak. Dolandırmak. Almak. Göz yummak. Etmek. Bulunmak. Bkz.have. Aldatmak. Sahip olmak. Olmak.

Tenure : Mülkiyet (toprağa ait). Memuriyet veya kullanım süresi. İşinde kalabilme hakkı. Kira süresi. Kadro almak. Tasarruf hakkı. Kadrolu olmak. Elmenlik. Memuriyet süresi. Kullanım hakkı.

Has a bee in his bonnet : Kafasına takmak. Kafasında sürekli bir düşünce var.

Has a belly full : Aşırı miktarda var. Yeterince sıktı. Gına geldi. Bıkkın. Kızgın.

Has a big mouth : Sır saklayamaz. Düşünmeden konuşur. Sessiz kalamaz. Patavatsız. Her şeyi ağızından kaçırır.

Has a bone to pick with : Biriyle tartışma durumu var. Görülecek bir hesabı var. Sorunun kaynağı ile görüşmesi gereken büyük bir soruna sahip. Biriyle anlaşmazlık durumu var.

Has a car : Otomobile sahip. Arabaya sahip.

İngilizce Has tenure Türkçe anlamı, Has tenure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Has tenure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tenured : Bordrolu. Daimi bir statüye veya pozisyona sahip olan ve ciddi bir kanunsuz eylem haricinde işten çıkarılması veya görevden alınması söz konusu olmayan. Kullanma hakkına sahip olan.

Staffed : Personel sağlamak. Çalışanları olan. Kadro oluşturmak. Kadrosu olmak.