Has a big mouth türkçesi Has a big mouth nedir

  • Her şeyi ağızından kaçırır.
  • Patavatsız.
  • Düşünmeden konuşur.
  • Sır saklayamaz.
  • Sessiz kalamaz.

Has a big mouth ile ilgili cümleler

English: He has a big mouth.
Turkish: Onun büyük bir ağzı var.

English: Tom has a big mouth.
Turkish: Tom'un büyük bir ağzı vardır.

Has a big mouth ingilizcede ne demek, Has a big mouth nerede nasıl kullanılır?

Has : Sahip olmak. Olmak. Zorunda olmak. Etmek. Kabul etmek. Göz yummak. Yapmak. Almak. Aldatmak. Elde etmek.

A : Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi). Atom ağırlığı. En yüksek not. Herhangi bir. (herhangi) bir. Amperin simgesi.

Big : Kocaman. Ünlü. Büyük. İri. Popüler. Önemli.

Mouth : Kesici aletlerin keskin yanı. Sürekli aynı şeyleri söylemek. Dudaklarını oynatarak konuşur gibi yapmak. Kavşak. Akarsuyun göle döküldüğü yer. Dırdır etmek. Söylemek. Giriş yeri. Geme alıştırmak. Tane tane söylemek.

Have a big mouth : Boşboaz olmak. Aşırı konuşkan. Boşboğaz olmak. Dedikoducu olmak. Patavatsız olmak.

Has a bee in his bonnet : Kafasında sürekli bir düşünce var. Kafasına takmak.

Has a belly full : Kızgın. Gına geldi. Aşırı miktarda var. Bıkkın. Yeterince sıktı.

Has a bone to pick with : Sorunun kaynağı ile görüşmesi gereken büyük bir soruna sahip. Biriyle tartışma durumu var. Biriyle anlaşmazlık durumu var. Görülecek bir hesabı var.

 

Has a car : Otomobile sahip. Arabaya sahip.

İngilizce Has a big mouth Türkçe anlamı, Has a big mouth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Has a big mouth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Harumscarum : Kayıtsız. Pervasız.

Indiscreet : Düşüncesizce yapılan. Boşboğaz. Yersiz. Ağzı gevşek. Geveze. Düşünmeden davranan. Düşüncesiz. Gereksiz. Ağzında bakla ıslanmaz.

Facetious : Şakacı. Uygunsuz şakalar yapan. Sulu. Alaycı. Yerli yersiz espri yapan. Yersiz espri yapan. Uygunsuz espriler yapan. Esprili.

Plainspoken : Lafını sakınmayan. Açıksözlü. Dobra dobra konuğan. Lafını esirgemeyen. Açık sözlü.

Heavy handed : Kaba. Can sıkıcı. Sakar. Sert. Beceriksiz. Zalim. Eli ağır.

Gauche : Beceriksiz. Gaf yapan. Savruk. Münasebetsiz. Düşüncesiz. Uygunsuz. Yol yordam bilmeyen. Acemi. Kaba saba.

Plump : Gözlenilmeden. Semirtmek. Ansızın düşmek. Şişmanlatmak. Küt diye düşmek. Etine dolgun. Küt diye bırakmak. Açık sözlü. Pat diye oturmak.

Light headed : Başı dönen. Boş kafa. Kafası dumanlı. Çakırkeyif. Sersemlemiş. Sarhoş. Hoppa. Çakırkeyf. Sayıklayan.

Harum scarum : Gamsız. Umursamaz. Pervasız.

Disrespectful : Saygısız. Hürmetsiz. Kaba. Nezaketsiz. Riayetsiz.

Has a big mouth synonyms : bluntest, blunter, out of turn, big mouth, headfirst.