Have a big mouth türkçesi Have a big mouth nedir

  • Boşboğaz olmak.
  • Aşırı konuşkan.
  • Dedikoducu olmak.
  • Boşboaz olmak.
  • Patavatsız olmak.

Have a big mouth ingilizcede ne demek, Have a big mouth nerede nasıl kullanılır?

Have : Yapmak. Almak. -si olmak. Zorunda olmak. Elde etmek. Olmak. Dolandırmak. Yaptırmak. Elinde bulunmak. Malik olmak.

A : Miktar belirtir. Bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. Pek iyi. Herhangi bir. (herhangi) bir. Amperin simgesi.

Big : Ünlü. İri. Büyük. Popüler. Önemli. Kocaman.

Mouth : Boğaz. Dudaklarını kıpırdatmak. Zırlamak. Dudaklarını oynatarak konuşur gibi yapmak. Dırdır etmek. Akarsuyun göle döküldüğü yer. Kavşak. Sürekli aynı şeyleri söylemek. Söylemek. Giriş yeri.

Have a big lead : Çok önde olmak.

Has a big mouth : Patavatsız. Sessiz kalamaz. Her şeyi ağızından kaçırır. Düşünmeden konuşur. Sır saklayamaz.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a baby : Doğurmak. Bebeği olmak. Çocuk sahibi olmak.