Has a car türkçesi Has a car nedir

  • Arabaya sahip.
  • Otomobile sahip.

Has a car ile ilgili cümleler

English: He has a car that has four doors.
Turkish: Dört kapılı bir arabası var.

English: Everybody in that family has a car of their own.
Turkish: Bu ailedeki herkesin kendine ait arabası var.

English: He has a car which I gave to him.
Turkish: Ona verdiğim bir arabası var.

English: Every fifth person has a car in this country.
Turkish: Bu ülkede her beşinci kişinin bir arabası var.

English: He has a car that I gave him.
Turkish: O benim verdiğim bir arabaya sahip.

Has a car ingilizcede ne demek, Has a car nerede nasıl kullanılır?

Has : Yapmak. Elde etmek. Aldatmak. Göz yummak. Etmek. Bulunmak. Sahip olmak. Olmak. Almak. Bkz.have.

A : (herhangi) bir. Pek iyi. Bir. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi.

Car : Vagonet. Motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı. Makine. Araba. Vagon. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Otomobil. Oto. Yolcu bölümü (balon veya zeplin).

Has a bee in his bonnet : Kafasına takmak. Kafasında sürekli bir düşünce var.

Has a belly full : Gına geldi. Bıkkın. Yeterince sıktı. Kızgın. Aşırı miktarda var.

 

Has a clear conscience : Birşey hakkında kendini suçlu hissedecek bir durum yok. Yanlış bir şey yapmamış gibi hissediyor. Vicdanı rahat.

Has a good head for : Doğal yeteneğe sahip. - yeteneği olan. - zekası olan. - kabiliyeti olan.

Has a good body : İyi bir vücuda sahip. Çekici bir şekilde yapılanmış vücuda sahip.

Has a family : Kendine ait bir aileye sahip. Aileye sahip.

Has a cold : Soğuk algınlığı kapmış. Nezle olmuş.