Havı nedir, Havı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Pekmez, yağ ve undan yapılan bir çeşit helva.

Havı tanımı, anlamı

Havıç : Ete katılan sebze

Havıd : Deve semeri, havut.

Havıdı : İki yaşındaki deve.

Havıhmak : Yara cerahatlenmek, şişmek, azmak.

Havık : Kolay. Sütün yüzünde toplanan kaymak. Çeşme yalağı.

Havıklamak : Yara cerahatlenmek, şişmek, azmak.

Havıkmak : Yara cerahatlenmek, şişmek, azmak.

Havıksınmak : [Bakınız: haysanmak]. Bir kimseyi sürekli tedirgin etmek. Kıskanmak, çekememek.

Havım : Değerli bahçe.

Havını almak : Bazı yeni giyecek eşyalar, kullanılmadan evvel yıkanmak.

Havır : İşlenmiş koyun derisi.

Havırdaşmak : Gereksiz yere gürültü yapmak.

Havırlamak : Kavun, karpuz ve benzerleri bitkilerin yaprakları kurumak: Benim kavun, karpuz havırladı istifade edemedim.

Havırmak : Bilincini kaybetmek: Komşu Mehmet havırdı.

Havırt : Ağzın yan tarafları, avurt: Yemeği havırtlarını şişirerek yeme. Deve semeri, havut.

Havış : Avlu, bahçe. Ev.

Havıt : Deve semeri, havut. Irmaklarda odun taşımak için yapılan su bendi. Havuz. Tarla sulamakta kullanılan küçük göl. Deve semeri.

Havıt otu : Sazlık ve bataklıklarda yetişen, semer ve hasır yapılan ot.

Havıtağız : Boşboğaz: Mehmet havıtağızın biridir.

Havıtsalık : İçinde havıt otundan yapılma iplik de bulunan çuval. (Saçıkara İslahiye Gaziantep.).

 

Havız : Havuz. Suda haşlanan hamur üzerine yağ ve pekmez dökülerek yapılan bir yemek. (Gökmenler, Kızılağaç, Çatak, Gedikli Saimbeyli Adana).

Yılan havı : Yılanın, soyulmuş derisi.

Diğer dillerde Havers sistemi anlamı nedir?

İngilizce'de Havers sistemi ne demek ? : haversian system, osteone, osteonum