Heriot türkçesi Heriot nedir
- Hizmetlinin ölmesi üzerine derebeyine ödenen para.
- Bir kölenin ölümünden sonra varisinin derebeyine verdiği ücret (ingiliz yasası).
- Bir kölenin ölmesi sonrası varisinin derebeyi ne verdiği ücret.
Heriot ingilizcede ne demek, Heriot nerede nasıl kullanılır?
Herik sheep : Türkiyede karadeniz bölgesinde bulunan, vücut beyaz ve kaba karışık yapağıyla örtülü, koyu esmer renklilere de rastlanan, genelde erkekleri boynuzlu, dişileri boynuzsuz, dağlıç ırkıyla benzerlik gösteren, başta siyah lekelere rastlanan, kuyruğu yağlı, kuyruk yapısı dağlıçtan farklılıklar gösteren, kuyruk daha kısa ve genellikle ayak bileğine ulaşmayan, kuyruk ortasında oluk bulunmaz, vücudu dağlıç ırkından daha küçük, besi yeteneği iyi olan koyun ırkı, amasya heriği. Herik koyunu. Amasya heriği.
Hering canal : Hering geçidi. Karaciğer hücreleri arasındaki safra kanalcıklarının duktus biliferusa açılmadan önceki safra kanalı.
Heritabilities : Kalıtsallık. Miras bırakılabilir olma durumu. İntikal edilebilme durumu. Miras bırakılabilirlik.
Heritability : Kalıcılık. İntikal edilebilme durumu. Kalıtım yoluyla geçebilirlik. Miras bırakılabilirlik. Miras bırakılabilir olma durumu. Kalıtsallık.
Heritability degree : Kalıtım derecesi. Karakterlerin meydana gelmesinde genlerin etki payı, yani genotipin fenotipi belirleme derecesi, h2.
Heritage : Kalıtım. Vadedilmiş kutsal toprak hakkı (incil). Tereke. Kalıtım yoluyla geçen herhangi bir özellik. Kök. Birine ölen bir yakınından kalan servet. Bir neslin kendisinden sonra gelen nesle bıraktığı şey. Kalıt. Miras.
Heritrix : Web arşivleme için tasarlanmış crawler.
Heritors : Mülk sahibi. Arazi sahibi. Mirasçı. Varis. Kalıtçı.
Heritance : Miras.
Heritor : Kalıtçı. Arazi sahibi. Varis. Mirasçı. Mülk sahibi.
İngilizce Heriot Türkçe anlamı, Heriot eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Heriot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sleep : Kalmak. Yatacak yer sağlamak. Gecelemek. Çok hızlı dönmek. Göz çapağı. Uyumak. Uyku. (gözde) çapak. Uyuklamak. Fırıl fırıl dönmek.
Age : Yaşlandırmak. Erginlik. Çağ. Yıllandırmak. Asır. Eskitmek. Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre. Yıpratmak. Yaş. Bir gökcisminin oluşmaya başladığı günden bugüne dek geçirdiği zaman süresi.
Youth : İnsan hayatının ortalama olarak on altı ile yirmi beş yaşları arasına rastlayan dönemi. gençlerden oluşan topluluk. Genç (adam). Uşak. Gençler. Genç adam. Ergenlik. Gençlik. Delikanlı. Dinçlik.
Hospitalization : Hastanede tedavi. Hastane sigortası. Hastaneye yatırılma. Hastaneye yatış. Hospitalizasyon. Hastaneye yatırma. Hastayı tedavi için hastaneye yatırma.
Duration : Sürek. Miat. Son kullanım tarihi. Devam süresi. Zaman. Süreç. Süre. Süreklilik. Devam. Müddet.
Schooltime : Okul zamanı. Okulda geçirilen zaman periyodu. Okulda geçirilen süre.
Golden age : Doruğunu aydınlanma çağı'nda bulan ön altıncı yüzyıl ortalarından on sekizinci yüzyıla dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları ve yapıtları için kullanılan deyim. ingiltere'de shakespeare, marlowe, johnson; ispanya'da lope de vega, calderon, tirso de molina; fransa'da corneille, racine ve molière «altın çağ» içindeki yazarlardır. Huzur ve mutluluk dönemi. Asr-ı saadet. Altın çağ. Aydınlanma devrinden sonra avrupa'da yetişen büyük oyun yazarları için kullanılan bir terimdir. ingiltere'de marlovve, shakespeare, johnson, ispanya'da calderon, lope de vega, tirso de molina; fransa'da corneille, racine, möliere gibi yazarların yaşadığı, aşağı yukarı 200 yılı kapsayan dönem. (xvı. yüzyıl ortasından xvııı. yüzyıla değin).
Lifespan : Ömür. Yaşam süresi. Bir hayvanın veya bitkinin yaşaması beklenen yıllar sayısı.
Decade : Onyıl. Onlu takım. Dekat. Onlu grup. On yıl. Onlu öbek. Onluk devre. Onluk. On yıllık süre. 10 yıl.
Half century : Yarım yüzyıl. Yarım asır.
Heriot synonyms : great year, regulation time, period of time, quarter century, saint martin's summer, fundamental quantity, bimester, calendar week, test period, travel time, time period, fundamental measure, lunar time period, morning time, bimillenary, platonic year, bimillennium, duty tour, phase of the moon, prohibition era, clotting time, life time, noviciate, early days, prehistoric culture, term, hebdomad, generation, prohibition, novitiate, mid september, reign, occupation.
Heriot zıt anlamlı kelimeler, Heriot kelime anlamı
Uptime : Hizmet zamanı. Çalışma zamanı. Makine çalışma zamanı. Bir işçinin üretim yaptığı zaman dilimi. Bilgisayarın bozuk olmadığı süre. Bir makinenin çalıştığı zaman dilimi (bilgisayar, makine).
Downtime : Duruş süresi. Bir işçinin üretim yapmadığı zaman dilimi. Çalışmama süresi. Bir bilgisayar veya makinenin bir arıza veya başka bir nedenden dolayı çalışmadığı süre (bilgisayar, makineler). Aksaklık süresi. Aksama süresi. Arıza süresi.
Work time : İş zamanı. Çalışma saati.
Heriot antonyms : regulation time, time off, overtime, night, day, follower.
Heriot ingilizce tanımı, definition of Heriot
Heriot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In modern use, a customary tribute of goods or chattels to the lord of the fee, paid on the decease of a tenant. Formerly, a payment or tribute of arms or military accouterments, or the best beast, or chattel, due to the lord on the death of a tenant.

Bu kısımda Heriot kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Heriot ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Heriot anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Heriot ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.