Youth türkçesi Youth nedir
- Delikanlı.
- Tazelik.
- Gençler.
- Genç (adam).
- Genç.
- Gençlik.
- Bahar.
- Eğitim alanında kullanılır.
- Uşak.
- İnsan hayatının ortalama olarak on altı ile yirmi beş yaşları arasına rastlayan dönemi. gençlerden oluşan topluluk.
- Genç adam.
- Delikanlılık.
- Dinçlik.
- Ergenlik.
Youth ile ilgili cümleler
English: Is there a youth hostel near here?
Turkish: Buraya yakın bir öğrenci yurdu var mı?
English: Enjoy your youth while it lasts.
Turkish: O devam ederken gençliğin tadını çıkarın.
English: Addiction is one of the problems of the youth of our day.
Turkish: Bağımlılık, günümüz gençlerinin problemlerindendir.
English: Is there a youth hostel around here?
Turkish: Buralarda bir gençlik yurdu var mı?
English: Do not idle away your youth or you will regret it later.
Turkish: Gençliğini boşa harcama, yoksa sonra üzülürsün.
Youth ingilizcede ne demek, Youth nerede nasıl kullanılır?
Youth and hehalutz department : Yahudi ajansı'nın bir şubesi.
Youth battalions : Paramiliter bir teşkilatta gençlerden oluşan taburlar. Gençlik taburları.
Youth club : Gençlik kulübü.
Youth culture and art projects : Gençlik kültür ve sanat projeleri. Kültürel ve sanatsal gelişim amacıyla gençlik için çeşitli etkinlikler ve aktiviteler.
Youth delegation : Gençlik delegasyonu. Gençler grubu. Gençlik heyeti.
Youth hosteller : Yetiştirme yurtları. Öğrenci yurdu. Gençlik hosteli. Misafirhane. Gençlik oberji. Otelden daha ucuz olan ve genelde kalabalık odalarda gençlerin kaldığı mekan. Genellikle gençlerin kaldığı otel. Yurt. Genç turistler konukevi.
Youth movement : Gençlik faaliyetleri yapısı. Gençlik hareketi.
Youth organization : Gençlik organizasyonu. Gençlerin katıldığı grup. Gençlik teşkilatı.
Youth hostel : Misafirhane. Yetiştirme yurtları. Gençlik yurdu. Yurt. Gençlik oberji. Gençlik hosteli. Genç turistler konukevi. Genellikle gençlerin kaldığı otel. Öğrenci yurdu. Otelden daha ucuz olan ve genelde kalabalık odalarda gençlerin kaldığı mekan.
Youth department : Gençlik departmanı. Gençler bölümü. Çocukların okul içi ve okul dışı faaliyetleriyle ilgilenen belediye dairesi.
İngilizce Youth Türkçe anlamı, Youth eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Youth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Juvenescence : Büyüme. Çocukluktan çıkma. Genç olma. Gençleşme.
Ladlers : Kızan. Kepçeyi sıvının içine batıran ve servis yapan kimse. Garson. Genç erkek. Erkek çocuk. Dil edinim düzeneği. Yarak.
Blighters : Boş herif. Pislik. Herif. Gıcık tip. Gıcık herif. Sinir bozucu tip.
Verdancies : Yeşillik. Çaylaklık. Acemilik.
Butlers : Baş uşak. Baş kahya. Kilerci. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde şehir. Kahya. Bir evin baş hizmetkarı. Alabama eyaletinde şehir.
Greenness : Toyluk. Çiğlik. Yeşil olma. Acemilik. Yeşillik. Hamlık.
Vigorous : Dinç. Şiddetli. Etkin. Enerjik. Hareketli. Gayretli. Zinde. Arsız. Güçlü.
Pubescence : Ergenleşme. Erginlik yaşı. Erin. Tüyler (botanik terimi). Rüşt yaşı. Erinlik. Tüylenme. Erginleşme. Ergenlik yaşı.
Welly : Lastik çizme. Wellington botu. Wellington çizmesi. Kuvvet. Hızlanma. Gayret. Şiddetli vuruş (amerikan argosu). İvmelenme (amerikan argosu). Bot. Dizlere kadar çıkan ve hemen diz altında kesilen su geçirmez bir yüksek çizme türü (genellikle çoğul olarak kullanılır: wellingtons {wellington botları}, welly olarak da yazılır).
Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri. Başarı testi.
Youth synonyms : school age child, young person, juvenile person, younker, the juniors, do all, haleness, slip, blighter, flunky, springtime, young, schoolchild, abulia, pupil, sophomoric, lad, spryness, puppyhood, body servant, puberty, spice, vigours, factotum, seasonings, abstract reasoning, youngs, verdure, juniors, footmen, newness, vigorousness, abnormal child.
Youth zıt anlamlı kelimeler, Youth kelime anlamı
Adult : Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ergin. Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Yetişkin kişi. Reşit. Yetişkin. Büyümüş. Erin. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan.
Aged : Çok yaşlı. Yıllanmış. Yaşında. Yaşlı. İhtiyar. Kocamış. Yaşlandırılmış. Yaşlanmış. Kart. Kartaloz.
Youth ingilizce tanımı, definition of Youth
Youth kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Youthfulness. Juvenility. The quality or state of being young.

Bu kısımda Youth kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Youth ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Youth anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Youth ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.