Juvenescence türkçesi Juvenescence nedir

Juvenescence ingilizcede ne demek, Juvenescence nerede nasıl kullanılır?

Rejuvenescence : Gençleştirme. Gençleşme. Hücre yenilenmesi.

Juvenescent : Gençleştirici. Delikanlı. Çocukluktan çıkan. Genç olmuş.

Rejuvenescent : Gençleşmiş. Yenilenmiş.

İngilizce Juvenescence Türkçe anlamı, Juvenescence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Juvenescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Young : Döl. (hayvan) yavru. Yeni. Taze. Hayvan yavrusu. Küçük. Yavru. Genç.

Development : Bir ekonomide halkın değer yargıları, dünya görüşü ile tüketim ve davranış kalıplarındaki değişmeleri içerecek biçimde toplumsal ve kurumsal yapıda dönüşüme yol açan büyüme. Alıcıda kullanılan boş film ü-zerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme. Tab etme. Gelişme. Site. Film banyo. Biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Geliştirme. Bir oyunun sonuca doğru inandırıcı bir yolda gelişmesini kapsayan bölüm ya da kuruluş.

Agelessness : Ölümsüzlük. Yaşlanmamazlık. Zaman ötesi olma. Eskimemezlik. Eskimezlik. Asla yaşlanmamazlık.

 

Buildup : Birikim. Gelişim. Gelişme. Çoğalma. Promosyon. Artış. Takviye. Kademe kademe büyüme (ör. silahlı kuvvetlerin). Tanıtım (bir şeyin popüleritesini artırmak amacıyla).

Ontogeny : Birey dil tarihçesi. Ontogenez. Bir organizmanın gelişimi. Gelişme. Ontogeni. Bir organizmanın ömür süresi (biyoloji terimi). Bireyoluş. Bireyin geüşmesi ve büyümesi olayı. ontogenez.

May : Olası olmak. Mayıs ayı. Akdiken. Mümkün olmak. -abilmek. -ebilir. Mayıs çiçeği. -abilir. Mayıs.

Dilation : Genişleme veya genişletilme. Açılma. Dilatasyon. Genişleme. Dilasyon. Yayılma. Uzak benzeşim. Genleşme.

Youth : İnsan hayatının ortalama olarak on altı ile yirmi beş yaşları arasına rastlayan dönemi. gençlerden oluşan topluluk. Genç adam. Delikanlılık. Ergenlik. Bahar. Tazelik. Uşak. Dinçlik.

Rejuvenescence : Gençleştirme. Hücre yenilenmesi.

Broadenings : Genişleme. Çoğalma. Enlenme. Artma. Genişletme. Genişleyen. Genişleyerek.

Juvenescence synonyms : youngs, broadening, distention, developments, the young, adolescent, augmentation, juv, youngsters, dilations, teens, juvenility, accretions, dew, youths, dewed, juvenilities, dews, jejuneness, mayings, juvenile, maying, dewing, youthening, adolescence, growth, accretion, the youth, growing, rejuvenations, young blood, augmentations, ontogenesis.

Juvenescence zıt anlamlı kelimeler, Juvenescence kelime anlamı

Nondevelopment : Kalkınmama. Gelişmeme.

Juvenescence ingilizce tanımı, definition of Juvenescence

Juvenescence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A growing young.