Hit the trail türkçesi Hit the trail nedir

  • Gitmek veya ayrılmak.

Hit the trail ingilizcede ne demek, Hit the trail nerede nasıl kullanılır?

Hit : Ulaşmak. Dürtüş. Yaralamak. Rastgelmek. Vurulmak. Sayı. Varmak. Karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan vücut bölgelerine savut namlusuyla dürtüşten ayrı bir biçimde vurma. ayrıca, bir deyim olarak, geçerli dürtüşlerin sayı olarak belirtilmesi. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek. İsabet etmek.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Trail : İzini sürmek. Keçiyolu. Gerisine düşmek. İz. Gerisinde olmak (başkalarının). Kuyruk. Deneme. Takip etmek. Koku.

Hit the books : Kitap okuyarak öğrenmek. (sınava) çok çalışmak. İneklemek.

Hit the bottle : Kendini içkiye vurmak. Küp gibi içmek. İçki içmek. Çok içki içmek. Kendini alkole vermek. Sarhoş olmak. Kendini içkiye vermek. Çok içmek. Kafayı çekmek.

Hit the deck : Yere yatmak (korunma amacıyla). Hareketlenmek (argo terim). Yataktan fırlamak (argo terim). Yataktan kalkmak. Harekete geçmek.

Hit the ceiling : Tepesi atmak. Çılgına dönmek. Çok sinirlenmek. Tepesinin tası atmak. Tavan yapmak. Sinirden kafayı yemek veya sıyırmak.

 

Hit the mark : Tahmini doğru olmak. Büyük ikramiye kazanmak. İsabet ettirmek. İsabet etmek. Hedefi vurmak. Turnayı gözünden vurmak. Rast gelmek. Başarmak.

Hit the spot : Canına değmek. Turnayı gözünden vurdu. İlaç gibi gelmek. Turnayı gözünden vurmak. İlaç gibi geldi. Tam ihtiyacı olanı buldu.

Hit the jackpot : Büyük şansı olmak. Şanslı olmak. Turnayı gözünden vurmak. Büyük bir başarı kazanmak. Vurgun vurmak. Umulmadık bir anda başarı kazanmak. Başarı göstermek. Köşeyi dönmek. Başarmak. Büyük ikramiye kazanmak.