Hit the bottle türkçesi Hit the bottle nedir

  • Kafayı çekmek.
  • Kendini içkiye vurmak.
  • Kendini alkole vermek.
  • Sarhoş olmak.
  • Küp gibi içmek.
  • Çok içki içmek.
  • Çok içmek.
  • Kendini içkiye vermek.
  • İçki içmek.

Hit the bottle ingilizcede ne demek, Hit the bottle nerede nasıl kullanılır?

Hit : İsabet etmek. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek. Karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan vücut bölgelerine savut namlusuyla dürtüşten ayrı bir biçimde vurma. ayrıca, bir deyim olarak, geçerli dürtüşlerin sayı olarak belirtilmesi. Vuruş. Yumruk atmak. Varmak. Sanat ya da tecim yönünden başarı kazanmış film. Vurmak. Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Futbol, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Bottle : Kavanozlayıp saklamak. Tüp. Şişe. Susturmak. Şişeye doldurmak. Şişeye koymak. Biberon. Şişelemek. Metal silindir. Emzik.

 

Hit the books : İneklemek. Kitap okuyarak öğrenmek. (sınava) çok çalışmak.

Hit the ceiling : Tepesi atmak. Sinirden kafayı yemek veya sıyırmak. Tavan yapmak. Çok sinirlenmek. Tepesinin tası atmak. Çılgına dönmek.

Hit the trail : Gitmek veya ayrılmak.

Hit the high spots : En önemli noktalara değinmek. Can alıcı noktalara değinmek. En önemli şeylere odaklanmak. Ana etkinlikleri gezinmek.

Hit the roof : Deliye dönmek. Aşırı hiddetlenmek. Tepesinin tası atmak. Şalteri atmak. Çok kızmak. Çok sinirlenmek. Sinirden kafayı yemek veya sıyırmak. Çılgına dönmek. Barut kesilmek. Şalterleri atmak.

Hit the deck : Yere yatmak (korunma amacıyla). Yataktan kalkmak. Yataktan fırlamak (argo terim). Hareketlenmek (argo terim). Harekete geçmek.

Hit the spot : Tam ihtiyacı olanı buldu. Turnayı gözünden vurmak. Canına değmek. İlaç gibi geldi. İlaç gibi gelmek. Turnayı gözünden vurdu.

İngilizce Hit the bottle Türkçe anlamı, Hit the bottle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hit the bottle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Have one over the eight : Aşırı derecede içmek. Şişede balık olmak. Çakırkeyif olmak. Küfelik almak. Azıcık alkollü olmak.

Bib : Göğüslük. Tulum. Mama önlüğü. Mutfak önlüğü. Bebek önlüğü. Alkolik olmak. Önlük. Çocuk önlüğü. Eğri ağızlı alaturka musluk.

Get drunk : Esrimek. Südremek. Kafayı bulmak. Barut olmak.

Be three sheets to the wind : Alkolle kendinden geçmek. Zil zurna sarhoş olmak.

Bolt down : İçki yuvarlamak. Atıştırmak. Kadeh yuvarlamak.

Drinking : İçki içme. İçki alışkanlığı. İçen. İçmek. İçki. Gereken şekilde. Kafayı çekme. İçme.

 

Bibs : Mama önlüğü. Tulum. İş önlüğünün üst kısmı. Mutfak önlüğü. Eğri ağızlı alaturka musluk. Göğüslük. Çocuk önlüğü. Önlük. Bebek önlüğü.

Hit the bottle synonyms : be on the booze, drink a lot, drink heavily, swig, caroused, see double, drink down, burn with a low blue flame, boose, blooze, be intoxicated, bibbing, lush, carouse, lushed, drink like a fish, belt down, swill, booze up, get loaded, have a jag on, get liquored up, be loaded, bibler, carouses, booze, bend the elbow, be drunk, have a load on, drank, carousing, be up the pole, drink deeply.