Hit the deck türkçesi Hit the deck nedir

  • Harekete geçmek.
  • Hareketlenmek (argo terim).
  • Yataktan fırlamak (argo terim).
  • Yataktan kalkmak.
  • Yere yatmak (korunma amacıyla).

Hit the deck ingilizcede ne demek, Hit the deck nerede nasıl kullanılır?

Hit : Futbol, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Savut namlularının ucundaki düğmelerin, karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan bölgelerine dürtülerek değmesi. Yaralamak. Vuruş. Çarpmak. Sayı. Sarsmak. Ulaşmak. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek. Koyulmak.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Deck : (iskambil) deste. Güverte. Yere sermek. Deste. Donatmak. Üstü açık döşeme. İskambil destesi. Süslemek. Üst kısım.

Hit the books : (sınava) çok çalışmak. Kitap okuyarak öğrenmek. İneklemek.

Hit the bottle : Sarhoş olmak. Kendini içkiye vurmak. Çok içki içmek. Kendini içkiye vermek. İçki içmek. Kafayı çekmek. Küp gibi içmek. Çok içmek. Kendini alkole vermek.

Hit the trail : Gitmek veya ayrılmak.

Hit the sack : Yatmak. Devrilmek. Kafayı vurup yatmak. Uyumaya gitmek. Uyumak. Vurup kafayı yatmak. Yatmaya gitmek. Yatağa girmek.

 

Hit the ceiling : Tavan yapmak. Sinirden kafayı yemek veya sıyırmak. Çılgına dönmek. Çok sinirlenmek. Tepesi atmak. Tepesinin tası atmak.

Hit the nail on the head : Hedefi on ikiden vurmak. Kafasına çivi çakmak. Taşı gediğine oturtmak. Taşı gediğine koymak. Yerinde konuşmak. Tam üstüne basmak. Tam bilmek. Tam isabet kaydetmek. Üstüne basmak.

Hit the mark : Rast gelmek. İsabet etmek. Büyük ikramiye kazanmak. Başarmak. Tahmini doğru olmak. Hedefi vurmak. Turnayı gözünden vurmak. İsabet ettirmek.

İngilizce Hit the deck Türkçe anlamı, Hit the deck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hit the deck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bestir oneself : Davranmak. Gayretlenmek. Canlanmak.

Get up : Kaldırmak. Kalkmak. Sokmak (birini belirli bir kıyafete). Hazırlamak. Giyinip süslenmek. -i çıkarmak. Giyinip kuşanmak. Artmak. Yerinden kalkmak.

Turn out : Tersyüz etmek. Meydana getirmek. Hazır bulunmak. Çıkmak. Kapatmak. Kapamak. Göndermek. İmal etmek. Sıraya dizilmek. Dışarı çıkarmak.

Gang up : Takım olmak. Birlik olmak. Birleştirmek.

Energizes : Enerji sağlamak. Kudret sarfetmek. Canlandırmak. Yaşam bulmak. Enerji sarfetmek. Harekete geçirmek. Kudret vermek. Hayat bulmak. Enerji vermek.

Getting up : Düzenlemek. Giyinip süslenmek. Kalkmak. Yükseltmek. Kaldırmak.

Energize : Kudret sarfetmek. Enerji sarfetmek. Canlandırmak. Güç vermek. Bir tepkimeye girebilmelerini sağlamak için özdeciklerin erkesini artırmak. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Harekete geçirmek. Erkelendirmek. Enerji sağlamak.

Go into action : Eyleme geçmek. Faaliyete geçmek. Faaliyete başlamak.

Hit the deck synonyms : get moving, get out of the bed, mobilise, make a move, get oneself up, awake, ganging, gang, energise, develop, mobilised, ganged.