Get up türkçesi Get up nedir

Get up ile ilgili cümleler

English: Ali didn't get up early enough to catch the first train.
Turkish: Ali ilk treni yakalamak için yeterince erken kalkmadı.

English: Ali didn't get up before six.
Turkish: Ali altıdan önce kalkmadı.

English: Ali didn't get up as early as he usually does.
Turkish: Ali genellikle kalktığı kadar erken kalkmadı.

English: Ali and Mary need to get up early tomorrow morning.
Turkish: Ali ve Mary'nin yarın sabah erken kalkması gerekmiyor.

English: Ali didn't get up early this morning.
Turkish: Ali bu sabah erken kalkmadı.

Get up ingilizcede ne demek, Get up nerede nasıl kullanılır?

Get : Gelmek. Uğraşmak. Edinmek. Elde etmek. Başlamak. Gidip almak. Ettirmek. -tirmek. Yakalamak. Yapmak.

Get up against : Karşı durmak. Biriyle çatışmak. Birbirine girmek. Biriyle ilişkileri bozulmak. Kapışmak. Başkaldırmak. Karşı dikilmek. Çatışmak. Ayaklanmak.

Get up and go : Kuvvet. Güç. Enerji.

Get up on the wrong side : Ters tarafından kalkmak. Keyfi yerinde olmamak.

Get up steam : İstim kaldırmak. Bir işe ısınmaya başlamak.

 

Get up the nerve to : Bir şey yapmak için cesaretini toplamak.

İngilizce Get up Türkçe anlamı, Get up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concocts : Uyduruvermek. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Karıştırmak. Kafadan atmak. Uydurmak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Tertip etmek. Yapmak. Uydurmak (hikaye veya yalan).

Deck out : Aşırı şık giyinmek. Allamak pullamak. Süslemek. Donatmak. Süslenip püslenmek. Çok şık giyinmek.

Axe : Enstrüman. İptal etmek. Atmak. Azaltmak. Baltayla budamak. Kovmak. Sepetlemek. Balta ile kesmek. Baltalamak.

Leave : Ayrılmak. Ayrılmak (sevgileden vb). Vazgeçmek. Terk etmek. Ruhsat. Müsaade. Bakımına bırakmak. İzin.

Coached : Özel ders vermek. Araba ile gezmek. Özel hocalık yapmak. Yetiştirilen. Antrenman yaptırmak. Yetiştirilmiş. Eğitmek. Yetiştirmek.

Annuller : İptal etmek. Yürürlükten kaldırmak. Fesheden kimse. Bozmak. İptal eden kimse. Fesh etmek. Feshetmek. İlga etmek. Çevirmek.

Go out : Dışarı çıkmak. Modası geçmek. Çekilmek. Evden ayrılmak. Dışarıya çıkmak. Grev yapmak. Flört etmek. Geçmek. Gönderilmek. Eğlenmeye gitmek.

Cater for : Gereklerini hazırlamak. Temin etmek. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstlenmek. Sağlamak. Göz önünde bulundurmak. İhtiyaçlarını karşılamak. İhtiyacını karşılamak. Dikkate almak. İçin yemek tedarik etmek.

Climbed : Yükselmek. Aşama kaydetmek. Tırmanmak. Sarılarak tırmanmak.

Arouses : Uyandırmak. Canlandırmak. Harekete geçirmek. Uyanmak. Hayat bulmak. Uyuyan devi uyandırmak. Canlanmak. Ayaklandırmak.

Get up synonyms : array, accreted, drive up, collates, attiring, arise, endues, composes, endued, arose, annul, collocates, end, doll oneself up, fig out, augment, accruing, boost, ascend, breaking out, bestirring, confecting, break out, boosted, enhances, attempt, compose, arranges, brace, codifies, coach, dress oneself up, doll up.