Get up against türkçesi Get up against nedir

Get up against ingilizcede ne demek, Get up against nerede nasıl kullanılır?

Get : Canına okumak. Gidip almak. İdrak etmek. Etmek. Başlamak. Erişmek. Sızmak. Vurmak. Kavramak. Yalanını çıkarmak.

Against : Muhalif. -e zıt yönde. Kontra. -e değecek şekilde. Dayalı. Mukabilinde. Aykırı. Aleyhinde. -e doğru. Ters olarak.

Get up : Giyinip kuşanmak. Hazırlamak. Yataktan kalkmak. -i çıkarmak. Kaldırmak. -i çıkmak. Düzenlemek. Çıkmak. Kalkmak. Artmak.

Get up and go : Güç. Enerji. Kuvvet.

Get up on the wrong side : Ters tarafından kalkmak. Keyfi yerinde olmamak.

Up against the wall : Son nefesine kadar. Kanının son damlasına kadar. Var gücüyle. Sonuna kadar.

Be up against it : Çok kötü durumda olmak. Eli darda olmak. Çok zor bir durumda olmak. Para sıkıntısı olmak. Güçlüklerle karşılaşmak.

Be up against : Mücadele etmek. Çatmak.

Get up the nerve to : Bir şey yapmak için cesaretini toplamak.

Be up against the wall : Ümitsiz olmak. Çaresiz kalmak. Çok zor bir durumda kalmak. Çaresiz olmak. Çok zor bir durumda olmak.

İngilizce Get up against Türkçe anlamı, Get up against eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get up against ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bridle : Gem vurmak. Frenlemek. Dizgin. Yular takmak. Gem. Kızmak. Ata başlık takmak. Karşı gelmek. Yular.

Defy : Karşı koymak. Alnını karışlamak. Meydan okumak. Baş kaldırmak. Kışkırtmak. Gücünü aşmak. Karşı gelmek. Karşılaşmaya davet etmek. Dayanmak.

Competes : Çekişmek. Rekabet etmek. Yarış etmek. Rekabete girmek. Yarışmak. Müsabakaya girmek. Mücadele etmek. Rekabete kalkmak.

Resisted : Muhalefet etmek. Kafa tutmak. Karşı koymak. Göğüslemek. Dayanıklı olmak. Göğüs germek. Direnmek. Direşmek. Karşı çıkmak.

Go at it hammer and tongs : Şiddetle kavga etmek. Saç saça başa kavga etmek. Var gücüyle çabalamak. Son derece çetin bir mücadele vermek. Birbirini yemek. Dövüşmek. Çok uğraşmak. Harıl harıl çalışmak. Atışmak.

Mutinied : İsyan (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). İsyan. İsyan etmek (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Kıyam. Ayaklanma. İsyan etmek. Başkaldırma. Kazan kaldırmak.

Stand against : Karşı gelmek. Muhalefet etmek. Karşı duruş sergilemek. Karşı çıkmak.

Collide : Tokuşmak. Çarpışmak. Zıt görüşte olmak. Zıt düşmek. Ters düşmek. Zıt olmak. Birbirine çarpmak. Çarpmak.

Stand up to : Direnmek. Karşı gelmek (birine). Karşı koymak. Karşı çıkmak. Cesaretle karşılmak. Yoğun biçimde direnmek. Dayanmak (bir şeye). Dayanıklı olmak (bir şeye karşı). Kafa tutmak.

Compete with : Rekabet etmek. Başetmek. Boy ölçüşmek. Aşık oynamak. Aşık atmak. İle yarışmak.

Get up against synonyms : rebeller, revolts, revolt against, mutinying, be up in arms, compete, contravened, claw, mutiny, fall out with, clashes, revolted, snarl, mutinies, clawing, quarrel, colliding, begin to walk, clashed, snarled, contravening, clawed, collided, rebel, confront, be in conflict, clash, resists, rebelling, coincides, recriminate, claws, competed.