Başkaldırmak nedir, Başkaldırmak ne demek

  • Ayaklanmak, isyan etmek.
  • İyice coşmak, kabarmak

"Başkaldırmak" ile ilgili cümleler

  • "Başkaldırmış denizle dövüşe dövüşe boğulanı gördün mü?" - Z. Selimoğlu
  • "Hiçbir şeye isyan etmez, kimseye başkaldırmazdı." - P. Safa

Başkaldırmak tanımı, anlamı:

Ayaklanmak : Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.

İsyan : Başkaldırı.

Coşmak : Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak.

Kabarmak : Hayvanların tüyleri dikilmek. Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Şişmek, genişlemek. Niceliği artmak, büyümek. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Böbürlenmek, gururlanmak. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Bulanmak.

Etmek : Bir işi yapmak. Kötülükte bulunmak. Herhangi bir değerde olmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Bulmak, erişmek. Demek, söylemek. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Eşit değer kazanmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak.

 

İyice : İyiye yakın. (iyi'ce) Tamamen. (iyi'ce) Gereği gibi, derinlemesine, ayrıntılarıyla. Çok, adamakıllı.

Diğer dillerde Başkaldırmak anlamı nedir?

İngilizce'de Başkaldırmak ne demek? : v. revolt against, rise against, revolt, oppose, contravene, rebel, riot

Fransızca'da Başkaldırmak : se révolter (contre), se mutiner, s'insurger, se rebeller

Almanca'da Başkaldırmak : sich erheben