Bridled türkçesi Bridled nedir

Bridled ingilizcede ne demek, Bridled nerede nasıl kullanılır?

Unbridled : Dizginsiz. Gem vurulmamış. Önüne geçilemeyen. Küstah. Aşırı. Kontrolsüz. Azgın. Dizginlenemez. Önüne geçilmez. Dizgin vurulmamış (at).

Unbridled attack : Durdurulamaz saldırı. Dizginlenemez taarruz. Kontrol edilemez saldırı. Kontrolsüz taarruz. Zaptedilemez saldırı.

Unbridledly : Dizginlenemez bir tarzda. Tahditsiz. Kısıtsız. Kontrol edilemez bir şekilde.

Bridle at : Birisine kızmak.

Bridle joint : Boyunduruk geçme.

Bridlepath : At binmek veya atları sürmek için uygun yol veya iz. Kavalye pisti.

Bridlers : Ata dizgin takan kimse. Atı dizginleyen kimse.

Tension bridle : Gerdirme donanımı. Germe gemi.

Bridle up : İçerlemek. Sinirlenmek.

Bridle : Yular takmak. Zaptetmek. Başkaldırmak. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Kızmak. Dizgin. Gem vurmak. Frenlemek. Gem. Ata başlık takmak.

İngilizce Bridled Türkçe anlamı, Bridled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bridled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Harness : Yararlanmak. Koşum takımı vurmak. Kullanmak. Koşum takımı. Ata koşum takmak. Koşmak. (atı) koşmak. Doğal güçleri kullanmak. Koşum takmak.

 

Rein in : At dizginlemek. Dizgini çekip durdurmak. Kotrol altında tutmak. İdare etmek. Dizginini çekip durdurmak. Yavaş gitmek.

Argues : Kandırmak. İkna etmek. Göstergesi olmak. Münakaşa etmek. Tartışmak. Çekişmek. İtiraz etmek. -e belirti olmak. Görüşmek.

Confiscate : Kanunen el koymak. Haczetmek. Haciz koymak. El koymak. Kamulaştırmak. İstimlak etmek. Müsadere etmek. Toplamak (yasaklanmış şeyi). Ele geçirmek.

Headgear : Başörtü. Serpuş. Başlık. Bürgü. Yular. Şapka. Maden kuyusu başındaki makine. Dizgin. Başörtüsü.

Curbing : Gemlemek. Uzak tutmak. Kontrol altına alma. Frenleme.

Rein : At dizgini. İdare. Dizginini çekip durdurmak. Yular. Kontrol. Dizgin. Dizginleme.

Electrical circuit : Elektrik devresi. Üzerinden elektrik akımı geçebilen kesintisiz taşıma yolu.

Contains : İçine almak. İhtiva etmek. İçeriği. İçerik. Tutmak. Kapsamak. İçersin. İçerir. Eşit olmak.

Bridle : Yular takmak. Ata başlık takmak. Yular. Dizgin. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Gem. Kızmak.

Bridled synonyms : cheekpiece, bridge circuit, break, curbs, bring under control, argue, contravened, beard, check, argued, defy, restraining, restrains, bridles, circuit, bridling, keep a tight rein on, bit, capture, mutinied, contravening, contravene, headpiece, fit the bit, conquer, hamshackle, mutiny, agitate, curbed, nosepiece, beards, contain, contravenes.

Bridled zıt anlamlı kelimeler, Bridled kelime anlamı

Plain : Sade. Vuzuh. Sade bir biçimde. Düzlük. Yalın bir dille. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. (sürekli) şikayet etmek. Ova. Düz.

Untrained : Antremansız. Antrenmansız. Tecrübesiz. Eğitimsiz. Acemi. Ustalaşmamış. Deneyimsiz. Terbiye edilmemiş (hayvan). Eğitilmemiş.