Bridlers türkçesi Bridlers nedir

  • Atı dizginleyen kimse.
  • Ata dizgin takan kimse.

Bridlers ingilizcede ne demek, Bridlers nerede nasıl kullanılır?

Bridler : Ata dizgin takan kimse. Atı dizginleyen kimse.

Bridle at : Birisine kızmak.

Bridle joint : Boyunduruk geçme.

Bridle path : Atlı yolu. Atlılara mahsus yol.

Bridle up : Sinirlenmek. İçerlemek.

Bridle : Yular takmak. Zaptetmek. Yular. Gem vurmak. Frenlemek. Gem. Kızmak. Ata başlık takmak. Başkaldırmak. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek.

Bridles : Trol ağlarında makaradan vince kadar uzanan ve genellikle üç kat kurşun yakadan oluşan toplayıcı halatlar. Başkaldırmak. Zaptetmek. Frenlemek. Dizgin. Palamar. Gem vurmak. Yular. Yular takmak. Kızmak.

Tension bridle : Germe gemi. Gerdirme donanımı.

Bowline bridle : Borina patası.

Bridleways : At binme yolu. At binmek veya atları sürmek için uygun yol veya iz.

İngilizce Bridlers Türkçe anlamı, Bridlers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bridlers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Noseband : Hayvan burnun üstünde duran koşum takımı veya yular parçası. Yuların atın burnu üzerinden geçen kısmı. Burunluk.

Headpiece : Karyola başlığı. Üst kısım. Başlık. Süslü yazı başlığı. Miğfer. Şapka lambası projektörü. Akıl. Lento. Kafa.

 

Nosepiece : Mikroskopta mercek yeri. Nesnel mercek. Mikroskopta merceğin takıldığı yer. Burun kayışı (at). Burun siperi.

Headstall : Dizgin başlığı. Dizgin. Yular. Başlık. Lento.

Curb : Frenlemek. Eğleç. Gemlemek. Zaptetme. Kurb. Engel. Tarsus ekleminin arka yüzü ve kalkaneusun alt kısmı dogmasal veya edinsel olarak gelişen tendojen veya osteojen şişkinlikler. Zapt etmek. Kaldırım kenarı.

Headgear : Şapka. Maden kuyusu başındaki makine. Başörtüsü. Başlık. Başörtü. Yular. Bürgü. Dizgin. Serpuş.

Restraint : İtidal. Dizginleme. Kendini zaptetme. Zapt. Çekinme. Baskı. Kendine hakim olma. Sınırlama. Zorlama. Kısıtlama.

Check : Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim. Çek. Denetlemek. Frenlemek. Tutmak. Kısmak. Alıkoymak. Kontrol altına almak. Kontrol etmek.

Harness : Koşmak. Koşum takımı vurmak. Kullanmak. Yararlanmak. Koşum takımı. (atı) koşmak. Ata koşum takmak. Dizginlemek. Doğal güçleri kullanmak. Koşum.

Bridlers synonyms : cheekpiece, bridler, bit, rein.

Bridlers zıt anlamlı kelimeler, Bridlers kelime anlamı

Unbridle : Dizginini çıkarmak. Gemini çıkarmak.