Harness türkçesi Harness nedir

Harness ingilizcede ne demek, Harness nerede nasıl kullanılır?

Harness a horse to a carriage : Atı arabaya koşma. Koşum takımıyla atı arabaya koşma.

Harness maker : Koşum takımları yapan kimse. Atı arabaya bağlamak için kullanılan deri kayış takımını yapan kimse. Saraç.

Die in harness : İşbaşında ölmek. Vardiya sırasında ölmek. Görev başında ölmek. Çalışırken ölmek. Vazife başında ölmek.

Double harness : Çifte koşum. Evlilik bağı. Evlenme.

In double harness : Evli. İki koşumu olan. Çift koşumlu.

Safety harness : Emniyet kemeri. Paraşüt tipi emniyet kemeri. Güvenlik kemeri.

In harness : Çalışmakta. Görev başında. İş üstünde. İş başında.

Parachute harness : Paraşüt takımı. Paraşüt donamım. Paraşüt kolanı.

Harnesses : Koşum takmak. Koşmak. Kullanmak.

Harnessing : Çalışacak duruma getirme. Kullanmak. Koşmak. Koşum takmak.

İngilizce Harness Türkçe anlamı, Harness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Harness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dispose of : Satmak. Kocaya vermek. Bertaraf etmek. Yok etmek. İmha etmek. Devretmek. İçmek. Vermek. Yemek.

 

Restraining : Sınırlayıcı. Engellemek. Alıkoymak. Kısıtlayıcı. Sınırlamak. Men edici. Frenlemek. Kısıtlamak. Yasaklayıcı.

Applies : Başvurmak. Yapıştırmak (bant). Gitmek (birine). Uygulamak. Sürmek. İlgisi olmak. İlgili olmak. Müracaat etmek. Uygun olmak.

Inhibit : Kısıtlamak. Tutmak. Ketlemek. Yasaklamak. Önlemek. Engel teşkil etmek. Ket vurmak. İnhibe etmek. Engellemek.

Lope : Rahat koşu. Galop. Uzun adımlar atarak gitmek. Rahat koşmak. Uzun ve rahat adımlarla koşma. (tutuklanması amacıyla birinin evine yerleştirilen) sahte delil. Uzun adımlarla yürüme. Uzun ve rahat adımlarla koşmak.

Employ : İş verme. Harcamak. Sağlamak. İş vermek. İşlendirmek. Çalıştırmak. İstihdam etmek. Görevlendirmek. Meşgul etmek. Eleman çalıştırmak.

Coursed : Akmak. Köpeklerle kovalamak. Sürgün avına çıkmak. Koşturmak. Dökülmek. Av sürmek.

Harnessing : Çalışacak duruma getirme.

Careered : Meslek yaşamı. Dörtnala koşmak. Son hızda gitmek. Meslek hayatı. Uğraş. Uğraşı. Sürat. Kariyer. Hız yapmak.

Harness synonyms : avail oneself of something, capitalising, curb, rein in, economize, saddlery, avail, break, benefitting, clips, hurry, coupling, choke off, capitalizes, chute, draw upon, geared, disposing, avail oneself of, saddleries, capitalises, restrains, draw on, inspan, capitalizing, drives, leg it, benefitted, hurries, drive, choke down, hamshackle, capitalize on.

Harness zıt anlamlı kelimeler, Harness kelime anlamı

Outspan : Koşumdan çıkarmak (at). Koşumdan çıkarmak.

Detach : Sökmek. Kopmak. Çıkarmak. Ayırmak. Özel görevlendirmek. Ayrılmak. Kaldırmak. Çıkmak. Çözmek.

Unharness : Koşum takımını çıkarmak.

Harness ingilizce tanımı, definition of Harness

Harness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To array. Originally, the complete dress, especially in a military sense, of a man or a horse. To equip with armor for war, as a horseman. To dress in armor. Hence, in general, armor.