Restraining türkçesi Restraining nedir

Restraining ile ilgili cümleler

English: You're in violation of the restraining order.
Turkish: Yasaklama emrini ihlal ediyorsun.

English: Ali violated the restraining order.
Turkish: Ali yasaklama emrini ihlal etti.

Restraining ingilizcede ne demek, Restraining nerede nasıl kullanılır?

Restraining order : Men emri. Yasaklama emri. Muhalefet varakası. Men kararı. Sınırlama emri. Tutma emri.

Restrain oneself : Kendini frenlemek. Kendini tutmak.

Restrain : -den önlemek. Zaptetmek. Yasaklamak. Kısıtlamak. Sınırlamak. Baskı altında tutmak. Engellemek. Dizginlemek. Frenlemek. Ankre etmek.

Restrainable : Kontrol altında tutulabilir. Engellenebilir. Dizginlenebilir. Kontrol edilebilir. Zapt edilebilir.

Restrained : Ilımlı. İtidalli. Kontrollü. Bastırılmış. Ölçülü. Sakin. Dar (tiyatro terimi). Tutulmuş. Kendine hakim. Sade.

Restraint of liberty : Özgürlüğün kısıtlanması.

Restraint : Kısıtlama. Çekinme. Kendini zaptetme. Baskı. Zapt. İtidal. Dizginleme. Tahdit. Tutma. Engel.

Restrainedly : Gösterişsiz bir şekilde. Soğukkanlı bir biçimde. İhtiyatlı bir biçimde. Ilımlı olarak.

 

Call for restraint : Sük-nete davet etmek. Sükunete davet etmek. Sakinleşmesini istemek.

Restraints : Baskı. Engel. Sınırlama. Kısıtlama. Tahdit. Tutma.

İngilizce Restraining Türkçe anlamı, Restraining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Restraining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contain : İhtiva etmek. İçine almak. İçermek. Almak. Kapsamak. Havi olmak. Zaptetmek.

Proscriptive : Yasak. Yasaklayan. Yasaklı. Yasak eden.

Abducting : Zorla kaçırmak. Birini zorla kaçırmak. Çekme. Kaçırmak. (kas) dışarı çekmek. Kaçırmak (birini). Tebit etmek. Adam kaçırmak. Dağa kaldırmak. Uzaklaştırma (anatomi terimi).

Delimiter : Sınır belirteci. Sonlayıcı. Ayırıcı sınırlayıcı. Sınırlayan. Ayıran. Ayırıcı. Limit veya sınırları belirleyen.

Restraint : Kısıtlama. Kendini zaptetme. Baskı. Dizginleme. Tutma. Kaçınmak (cinsel ilişkiden). İtidal. Kendini tutma. Sınırlama.

Alleviated : Teskin etmek. Hafifletmek. Yatıştırmak. Teskin edilmiş. Azaltmak. Dindirmek.

Seizure : Ani hastalık nöbeti. Borcunu ödemekten kaçınan ya da ödeyemeyen kişiye ilişkin mallara alacaklının isteği üzerine yönetim ve yasal yürütme kurumlarınca el konulması. İnme. Mülkiyet konusu olan bir mal ya da hakkın devlet tarafından zorla alınması. Tutarak. Yakalama. Tutma. Kriz. Ele geçirme. Gasp.

Deforce : Görevli memura karşı gelmek. Bir başkasının malını kanunsuz yollarla zaptetmek. Zorla alıkoymak. Hukuksuz işgal etmek. Bir başkasının arazisine el koymak. Gasp etmek. Kanuna karşı gelmek. Bir başkasının arsasına tecavüz etmek.

 

Repressed : Önlenmiş. Önlemek. İçine atmak. Bastırılmış. Baskılamak.

Restraining synonyms : nonindulgent, interdictive, appeases, baulked, prohibiter, bear against, concusses, baulking, bounding, blocks, allayed, self disciplined, harness, quash, delays, inhibit, detaining, circumscribing, assuaged, balking, prohibitive, bar, deter, assuaging, limiting, concussed, bottle up, circumscribes, restrain, caged, allays, concuss, block.

Restraining zıt anlamlı kelimeler, Restraining kelime anlamı

Indulgent : Göz yuman. Hoşgören.