Go out türkçesi Go out nedir

  • (ateş) sönmek.
  • Geçmek.
  • Flört etmek.
  • Dışarı çıkmak.
  • Kalkmak.
  • Grev yapmak.
  • Dışarıya çıkmak.
  • Gönderilmek.
  • Modası geçmek.
  • Evden ayrılmak.
  • Yollanmak (mektup koli vb).
  • Eğlenmeye gitmek.
  • İstifa etmek.
  • Sönmek.
  • Çıkmak.
  • Çekilmek.

Go out ile ilgili cümleler

English: A nice day, isn't it? Why not go out for a walk?
Turkish: Güzel bir gün, değil mi? Neden bir yürüyüş için dışarı çıkmıyoruz?

English: Ali advised Mary not to go out after dark.
Turkish: Ali Mary'ye hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye etti.

English: Ali and I often go out for pizza after work.
Turkish: Ali ve ben işten sonra sık sık pizza için dışarı çıkarız.

English: Ali and Mary rarely go out together.
Turkish: Ali ve Mary nadiren birlikte dışarı çıkar.

English: Ali and Mary often go out for dinner together on Fridays.
Turkish: Ali ve Mary cuma günleri akşam yemeği için sık sık birlikte dışarı çıkarlar.

Go out ingilizcede ne demek, Go out nerede nasıl kullanılır?

Go : Ayrılmak. Girmek. Gayret. Söylenmek. Uymak. Devrolunmak. Canlılık. Gitme. Başlamak. Geçmek.

Out : Çıkış. Çıkarmak. Nakavt etmek. Dışarıda. Dışarı atmak. Bayılmak. Kendini belli etmek. Dışarı çıkarmak. Ortaya çıkmak. Kovmak.

Go out of : Dışına çıkmak.

 

Go out of business : (ticaretten) çekilmek. İşi kesmek. İflas etmek. İşi kapatmak. Kepenk indirmek. (biriyle) iş yapmamak. Ticareti kesmek. Kepenk kapatmak. Kepenk kapamak.

Go out of sight : Görememek. Görüş açısının dışına çıkmak. Gözden kaybolmak. Görüş açısının dışında kalmak.

To go out : Çıkmak. Ayrılmak. Terketmek. Dışarı gitmek. Dışarı çıkmak.

Go a long way : Etkisi uzun sürmek. Bir yere kadar yeterli veya yararlı olmak. Çok dayanmak. Çok iş görmek.

İngilizce Go out Türkçe anlamı, Go out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come away : Kopuvermek. Terk etmek. Kayıp gitmek. Yerinden oynamak. Ayrılıp gelmek. Terketmek. Yerinden çıkmak. Ayrılmak. Sökülmek.

Be current : (para vb) geçerli olmak.

Leave the nest : Yuvadan uçmak.

Eclipses : Geçici başarısızlık. Geçici karanlığa bürünme. Tutulma (güneş). Tutulmasına neden olmak. Tutulmak. Örtmek. Tutmak. Üstün çıkmak (birinden). Tutulma (ay veya güneş).

Dating : Eskiden kalmak. Tarihleme. Buluşmak. Tarih verme. Tarih atma. Yaşlandırma. Tarih koyma. Buluşma. Zamanını belirlemek.

Break through : Zorla geçmek. Engeli geçmek. Doğmak. İlerleme kaydetmek. Atılım yapmak. Yarıp geçmek. Üstesinden gelmek. Ortaya çıkmak. Sökmek.

Decline : Çökmek. Çevirmek. Azalmak. Gerileme. Bozulmak. Zayıflamak. Alçalma. Çürümek.

Lift : Germek. Çalmak. İner-çıkar. Yürütmek. Topraktan çıkarmak. Yükselmek. Asansör. Yükseltmek.

Dim out : Karartma uygulamak. Kararmak. Işıkları kısmak. Karartmak. Loşlaşmak.

Walk out : Terk etmek. Ayrılmak. Çıkıp gitmek. Yürüyüşe çıkarmak. Bırakmak. Protesto için terketmek. Çekip gitmek.

 

Go out synonyms : pass out, abdicate, sally forth, expire, demits, be mentioned, bests, climbs, break out, broken through, protruded, burn out, be extinguished, be pulled, abate, bettering, deflate, best, die down, bow out, back away, take the air, depart, climb, kept company, come of, eclipse, blow over, departs, chat up, be on strike, fossilise, quit.