Go out of business türkçesi Go out of business nedir

  • Kepenk kapatmak.
  • Kepenk kapamak.
  • İşi kapatmak.
  • (biriyle) iş yapmamak.
  • İflas etmek.
  • İşi kesmek.
  • Ticareti kesmek.
  • (ticaretten) çekilmek.
  • Kepenk indirmek.

Go out of business ingilizcede ne demek, Go out of business nerede nasıl kullanılır?

Go : Haline gelmek. Uymak. İlerlemek. Gitmek. İddiaya girmek. Ayrılmak. Sonuçlanmak. Tükenmek. Yapılmak. Söylenmek.

Out : Ortaya çıkmak. Çıkış. Dışarı çıkarmak. Dışarı. Yanmak. Kendini belli etmek. Dışarı atmak. Kovmak. Meydana çıkmak. Bayılmak.

Of : Den. Hakkında. -li. Nin. -den övünerek bahsetmek. -nin. -den. In. -in. -nın.

Business : İşyeri. Ticaret. Faaliyet. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Görev. Alım satım. İşletme. Olay. Tecimevi.

Go out of : Dışına çıkmak.

Amount of business : İş miktarı.

Bachelor of business administration : İşletme mezunu. İş yönetimi alanında lisans diploması sahibi mezun. İş idaresi lisansı. B.b.a.

Go out : (ateş) sönmek. Grev yapmak. Çekilmek. Dışarıya çıkmak. Evden ayrılmak. Kalkmak. Eğlenmeye gitmek. Dışarı çıkmak. Flört etmek. Modası geçmek.

Go out of sight : Görüş açısının dışına çıkmak. Gözden kaybolmak. Görememek. Görüş açısının dışında kalmak.

 

İngilizce Go out of business Türkçe anlamı, Go out of business eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go out of business ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shut down : Kapatmak (fabrika vb). Kapanmak. İşi durdurmak. Kapatmak. İşyeri vb'ni kapatmak. Kapısına kilit vurmak. Durmak.

Crashes : Kırılma. Büyük bir gürültü yapmak. Gürlemek. Parçalanmak. İflas bayrağını çekmek. Gürültü etmek. Gürültüyle çarpmak. Sabahlamak. Kırılmak.

Be broke : Parasız kalmak. Meteliksiz kalmak. Çulsuz olmak. Parasız olmak.

Busts : Tartışmak. Sona ermek. Mahvetmek. Tutuklamak. Kırmak. Patlatmak. Parçalamak. Becerememek. İflas ettirmek.

Burst up : Batmak.

Busting : Tartışmak. Patlatmak. İflas ettirmek. Rütbe indirmek. Kırmak. Becerememek. Sona ermek. Tutuklamak. Vurmak.

Close up shop : İşyerini kapatmak (iş gününün bitiminde). İşyeri vb'ni kapatmak.

Founder : Kurucu. Dökümcü. Özellikle at ve daha az olarak da sığırlarda, genellikle ön bacaklarda travmatik, toksemik veya metabolik bozukluklardan kaynaklanan tırnak lamellerinin iskemik zedelenmesi veya yıkımlanmasıyla belirgin hastalık, pododermatitis aseptika diffuza, laminitis, hlk. arpa deşmesi, arpa hastalığı, arpa tutması. atlarda gebelik, egzersiz yetersizliği, karbonhidratlı yemlerin fazla miktarda alınması, akut sancılar, toksemiler, merada aşırı otlama, ayaklarda tekrarlayan travmalar, sığırlarda, karbonhidrattan zengin ve fermente olabilir yemlerin aşırı miktarda tüketimi, metritis, mastitis ve ketozis yapıcı veya hazırlayıcı etmenlerdir. Arpalama. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gemi batmak. Yıkılmak. Bir kuruluşu, bir varlığı yapan, meydana getiren kişi. Kaynamak. Başarısız olmak.

 

Busted : Tutuklanmış. Bozmak. Becerememek. Rütbe indirmek. Kırılmış. Patlatmak. İflas ettirmek. Tutuklamak. Yakalanmış (suçlu). Bozulmak.

Crashed : Kırılmak. Gürültüyle düşmek. Batmak. Gürültü etmek. Davetsiz olarak gitmek. Çarpmak. Sabahlamak. Düşmek. Parçalanmak.

Go out of business synonyms : be in carey street, bust, break, shut up shop, foundered, breaks, crash, go bankrupt, belly up.