Be broke türkçesi Be broke nedir

  • Parasız kalmak.
  • Meteliksiz kalmak.
  • Parasız olmak.
  • Çulsuz olmak.
  • İflas etmek.

Be broke ile ilgili cümleler

English: It occurred to me that my watch might be broken.
Turkish: Bana, saatim bozulmuş gibi geldi.

English: His record will never be broken.
Turkish: Onun rekoru asla kırılamayacak.

English: Certain taboos, which had remained untouchable for so many years, have come to be broken.
Turkish: Yıllardan beri dokunulmaz bazı tabular yıkıldı.

English: I think my leg might be broken.
Turkish: Sanırım bacağım kırılmış olabilir.

English: It appears to be broken.
Turkish: Bu kırık gibi görünüyor.

Be broke ingilizcede ne demek, Be broke nerede nasıl kullanılır?

Be : -dır. Bulunmak. Anlamına gelmek. Kalmak. -dı. Var olmak. -dir. Durmak. -di. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element.

Broke : Çulsuz. Cebi delik. Züğürt. Beş parasız (argo terim). Yolsuz. Beş parasız. Kesik. Eli boş. İflas etmiş. Parasız.

Be broken : (cam vb) (başkası tarafından) kırılmak. Kırılmak.

Be broken to smithereens : Paramparça olmak.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

İngilizce Be broke Türkçe anlamı, Be broke eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be broke ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Have a thin time : Darda olmak. (maddi olarak) dara düşmek. (parasal olarak) sıkıntıya düşmek.

Busts : Tutuklamak. Rütbe indirmek. Tartışmak. Becerememek. Vurmak. Kırmak. Sona ermek. Parçalamak. Patlatmak. Bozulmak.

Burst up : Batmak.

Crashed : Sabahlamak. Parçalanmak. Davetsiz olarak gitmek. Düşmek. Kırılmak. Batmak. Çarpmak. Gürültüyle düşmek. Gürültü etmek.

Get into a jam : Darda olmak. Zor duruma düşmek. Dara düşmek. Başı belada olmak. Kendini zor durumda bulmak. Dar boğaza girmek. (parasal) sıkıntıya düşmek.

Be in queer street : Borcu olmak. Uçan kuşa borcu olmak. Borca batmak. Başı dertte olmak. Zor durumda olmak.

Be in a bind : Dara düşmek. Sıkıntıda olmak. Başı belada olmak. Başı dertte olmak. Zorda olmak. Darda olmak. Sıkışık durumda olmak.

Breaks : Bozmak. Kesmek. Fırlamak. Parçalanmak. Kaçmak. Ara. Molalar. İhlal etmek. Yakın dövüşü bırakmak. Akma kırışıkları.

Crashes : Kırılmak. Parçalanmak. Davetsiz olarak gitmek. Gürültüyle düşmek. Çarpmak. İflas bayrağını çekmek. Gürlemek. Büyük bir gürültü yapmak. Batmak. Sabahlamak.

Run out of money : Parası bitmek. Kesenin dibi görünmek. Para suyunu çekmek. Paraları bitmek veya tükenmek.

Be broke synonyms : break, founder, bust, belly up, busting, be in carey street, foundered, be cleaned out, be on the nut, be out of pocket, busted, go bust, go bankrupt, be caught short, crash.