Have a thin time türkçesi Have a thin time nedir

  • Darda olmak.
  • Parasız kalmak.
  • (maddi olarak) dara düşmek.
  • (parasal olarak) sıkıntıya düşmek.

Have a thin time ingilizcede ne demek, Have a thin time nerede nasıl kullanılır?

Have : Elinde bulunmak. Dolandırmak. Zorunda olmak. -si olmak. Etmek. Elde etmek. Kabul etmek. Olmak. Malik olmak. Yaptırmak.

A : Pek iyi. La (müzik terimi). Bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Argonun simgesi. Herhangi bir. Miktar belirtir. Amperin simgesi. (herhangi) bir. En yüksek not.

Thin : Zayıf. Ayırmak. Sulu. Cılız. Zayıflamak. Seyrek. Seyrekleştirmek. Seyrekleşmek. İnce.

Time : Kurmak. Vakit. Yerbilim zamanı. Saat tutmak. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Temposunu belirlemek. Defa. Süre. Kez. Zaman.

Have a baby : Çocuk sahibi olmak. Doğurmak. Bebeği olmak.

Have a bad temper : Asabi olmak. Huysuz olmak.

Have a bad record : Kötü tanınmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

İngilizce Have a thin time Türkçe anlamı, Have a thin time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a thin time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Feel the pinch : Dara düşmek. Parasızlık çekmek. Parasızlıktan güç günler geçirmek. Meteliğe kurşun atmak. Darda kalmak.

Be pressed for money : Paraya sıkışmak. Eli darda olmak. Darboğaza girmek.

Get into a jam : Zor duruma düşmek. Dar boğaza girmek. Dara düşmek. Kendini zor durumda bulmak. (parasal) sıkıntıya düşmek. Başı belada olmak.

Be pushed : Sıkışmak. Zamanı az olmak. Zamana ihtiyaç duymak. İtilmek.

Be in queer street : Uçan kuşa borcu olmak. Borca batmak. Borcu olmak. Başı dertte olmak. Zor durumda olmak.

Be hard pressed : Zor durumda olmak. Paraya sıkışık olmak. Baskı altında olmak. Eli darda olmak. (bir şeyi yapmakta) zorlanmak.

Run out of money : Parası bitmek. Paraları bitmek veya tükenmek. Kesenin dibi görünmek. Para suyunu çekmek.

Get in a jam : Dar boğaza girmek. Zor duruma düşmek. Dara düşmek.

Be broke : Çulsuz olmak. Parasız olmak. Meteliksiz kalmak. İflas etmek.

Be pushed for money : Darboğaza girmek. Eli darda olmak. Paraya sıkışmak. Başı daralmak.

Have a thin time synonyms : be in a bind, be caught short, go bust, be pressed for, be out of pocket, be in dire straits, be in a jam, be in a strait.