Shut down türkçesi Shut down nedir

  • İşyeri vb'ni kapatmak.
  • Tatil etmek.
  • Kepenk kapatmak.
  • İşi durdurmak.
  • Faaliyetini durdurmak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Kapatmak (fabrika vb).
  • Kapamak.
  • Kapatmak.
  • Kapanmak.
  • Durmak.
  • Kepenk indirmek.
  • Kapısına kilit vurmak.

Shut down ile ilgili cümleler

English: There is a possibility that we won't have to shut down the factory.
Turkish: Fabrikayı kapatmak zorunda olmayacağımıza dair bir olasılık var.

English: The factory was shut down ten years ago.
Turkish: Fabrika on yıl önce kapatıldı.

English: They decided to shut down the factory.
Turkish: Onlar fabrikayı kapatmaya karar verdiler.

English: Tatoeba.org, a language website, was shut down temporarily for maintenance.
Turkish: Bir dil web sitesi olan Tatoeba.org bakım için geçici olarak kapatıldı.

English: The tatoeba.org language website was shut down temporarily for maintenance.
Turkish: Tatoeba.org dil web sitesi bakım için geçici olarak kapatıldı.

Shut down ingilizcede ne demek, Shut down nerede nasıl kullanılır?

Shut : Kapatılmış. Örtülü. Yummak. Shut your mouth. Örtmek. Kapanmak. Faaliyetine son vermek. Menetmek. Susturmak. Kapanmış.

Down : Boyunca. Yere sermek. Çökmek. Aşağısında. Aşağıya doğru. İndirmek. Yere yıkmak. Yıkmak. Beri.

Shut down on : Kesmek. Son vermek.

 

Shut down point : Kapanma noktası. Kapatma noktası. Mal ve hizmetlerin fiyatının işletmenin en düşük ortalama değişir maliyetine eşit olduğu nokta.

Shut down upon : Son vermek. Kesmek.

Shut down windows : Windows'u kapat. Windows oturumunu kapat.

İngilizce Shut down Türkçe anlamı, Shut down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shut down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bolt out : Kimse girmesin diye bir kapıyı kilitlemek. Sürgülemek. Kilitlemek.

Closes : Yaklaşmak. Uzlaşmak. Sürgülemek. Kilitlemek. Kesmek. Örtmek. Bitirmek. Son vermek.

Been : Mal olmak. Olmak. Var olmak. Tutmak (para). Anlamına gelmek. Bulunmak. Be.

Bung up : Gelişigüzel bırakmak (araba vs.). Tıkamak.

Cut out : Kesmek. Oyundan çıkmak. Biçmek (giysi). Ayırmak. Uzatmamak. Sürüden uzaklaştırmak. Gölgede bırakmak. Stop etmek. Biçmek.

Close down : Son verilmek. Kapanmak (işyeri). Kapamak (işyerini). Kesmek. Kapatmak (işyerini). Kesilmek. Tasfiye etmek.

Cicatrise : İyileştirmek. İyileşmek. İyileşmek ve bir yaranın kabuk bağlamasına sebep olmak (ayrıca cicatrize). Yara oluşturmak. Kabuk bağlamak.

Access control : Erişim kontrolü. Erişim denetim. Erişim denetimi. Giriş kontrolü. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim.

Go out of business : (biriyle) iş yapmamak. Kepenk kapamak. İflas etmek. Ticareti kesmek. İşi kesmek. (ticaretten) çekilmek. İşi kapatmak.

Access control entry : Erişim denetleme girişi. Erişim denetim girdisi.

Shut down synonyms : blot out, absolute loader, fold, capping, cicatrized, abbreviate, come to rest, coop in, close, cloister, absolute device, abidden, folds, confining, shut up shop, close up, caps, cicatrize, acception, block up, prorogue, access key, be, ceased, buy up, be closed, cloistering, discontinue, access mechanism, fold up, coop, ceases, conceals.