Bolt out türkçesi Bolt out nedir

Bolt out ile ilgili cümleler

English: It was like a bolt out of the blue.
Turkish: O beklenmeyen bir gök gürültüsü gibiydi.

Bolt out ingilizcede ne demek, Bolt out nerede nasıl kullanılır?

Bolt : Tıkınmak. İki parçayı birleştiren yuvarlak, çelik burmalı çivi. Tavan saplaması. Süzmek. Kaçmak. Tülbentten geçirmek. Fırlamak. Sürgülemek. Katları oluşturan oyuncuların bir sürgü gibi kapanıp açılmalarına dayanan oyun biçimi. Cıvata.

Out : Dışarı çıkarmak. Yanmak. Ortaya çıkmak. Dışarı. Çıkış. Dışarıda. Bayılmak. Meydana çıkmak. Nakavt etmek. Kendini belli etmek.

Bolt cutter : Cıvata tezgahı. Cıvata keskisi. Cıvata kesici.

Bolt down : İçki yuvarlamak. İçki içmek. Atıştırmak. Kadeh yuvarlamak.

Bolt from the blue : Ani sürpriz. Beklenmedik sürpriz. Tepeden inme. Labbadak. Beklenmedik sürpiz. Beklenmedik veya şoke edici sürpriz veya olay (örneğin, she had been working in the company for twenty years, so when she quit, it must have felt like a bolt from the blue {bu şirket için yirmi yıl çalışmıştı, işi bırakması tam bir şok yaratmış olmalı}).

Bolt head : Civata başı. Cıvata ucu. Cıvata başı.

İngilizce Bolt out Türkçe anlamı, Bolt out eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bolt out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hasping : Kopçalamak. İplik makarası. Kopça. Asma kilit. Toka. Çengelli iğne. Çile. Makara. Tutturmak.

Cleared : Açmak. Aklamak. Temize çıkarmak. Açıklamak. Ormanda alan açmak. Limana giriş veya çıkış izni almak. Sıyırıp geçmek. İlişkisiz. Gümrükten çekmek. Bilgi vermek.

Fasten up : Sabitlemek. Bağlamak.

Interlocks : Birbirine kenetlenmek. Birbirine bağlama. Birbirine kenetlemek. İç içe geçmek. Bağlantı. Kenetlenmek. Bağlamak. Birbirine bağlanmak. Kenetlemek.

Blindest : Düşüncesiz. Açmayan (çiçek). Köreltmek. Kör etmek. Saklamak. Kamaştırmak. Anlayışsız. Okunaksız. Kör.

Hasps : Kopçalamak. Kopça. Çengelli iğne. Makara. Asma kilit köprüsü. Toka. İplik makarası. Asma kilit. Çile.

Bar : Dışında. Kısıtlamak. Çizgi yapmak. Parça. Yasaklamak. Önünü kesmek. Demir ya da tahta parmaklık. Baro. İnce ışık demeti.

Capping : Üst limit belirleme. Kep takmak (simge). Kapaklama. Küpeşte kapağı. Başlık. Örtmek. Kapak kapatma. Geçmek. Başlık geçirme.

Fastens : Gözünü ayırmamak. Gözünü dikmek. Dikmek. Tutturulmak. Bağlamak. Bağlanmak. Tespit etmek. Yapıştırmak. Raptiyelemek.

Bolt out synonyms : key on, fence in, hasp, blind, interlocking, fasten, key in, close up, bolted, hasped, key, interlock, clears, caps, buy up, bolts, closes, cap, buying up, bolt, blot out, close down, close.