Get drunk türkçesi Get drunk nedir

  • Esrimek.
  • Barut olmak.
  • Sarhoş olmak.
  • Südremek.
  • Kafayı bulmak.

Get drunk ile ilgili cümleler

English: One of the employees' habits is to gather in some bar or restaurant at the end of the workday to get drunk and forget their miserable life until the next day.
Turkish: Çalışanların alışkanlıklarından biri sarhoş olmak ve ertesi güne kadar sefil hayatlarını unutmak için iş gününün sonunda bir barda ya da restoranda toplanmaktır.

English: Let's all get drunk tonight.
Turkish: Bu gece hepimiz sarhoş olalım.

English: I've been drunk before and likely will get drunk many more times.
Turkish: Evvelce sarhoş oldum; daha da çok olacak gibiyim.

English: Do you want to get drunk?
Turkish: Sarhoş olmak istiyor musun?

English: I get drunk at least once a month.
Turkish: Ayda en az bir kez sarhoş olurum.

Get drunk ingilizcede ne demek, Get drunk nerede nasıl kullanılır?

Get : Hale gelmek. Öldürmek. Ettirmek. -tırmak. Ele geçirmek. İdrak etmek. Açığını bulmak. Etmek. Uymak. Yakalamak.

Drunk : İçkili. Mest olmuş. Sarhoşluk. Esrik. Mest. Alkollü. Kendinden geçmiş. Kafayı bulmuş. İçki alemi. Sarhoş.

Get into hot water : Başı derde girmek. Belaya bulaşmak. Başını belaya sokmak. Sıkıntıya girmek.

Get a bad name : Adı karalanmak. Adı çıkmak.

 

Get a ball out of something : Eğlenmek (ile). Büyük zevk almak.

Get a bang out of : Keyif almak. Zevk almak. Tadını çıkarmak.

Get a bang on : Bedenine darbe yemek.

İngilizce Get drunk Türkçe anlamı, Get drunk eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get drunk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get pissed : Deliye dönmek. Şalteri atmak. Çılgına dönmek. Şalterleri atmak.

Be up the pole : Çakırkeyif olmak. Zorda olmak. Zor durumda olmak.

Be loaded : Yüklü olmak. Çok parası olmak. Yüklenmek.

See double : Çatal görmek. Şeşi beş görmek. Biri iki görmek. Çift görmek.

Wig out : Aşırı derecede korkmak. Korkudan balatayı sıyırmak (she woke up in the hospital and did not know where she was so she wigged out {gözlerini hastanede açtı ve nerede olduğunu anlayamayınca dehşete kapıldı}). Dehşete düşmek. Balatayı yakmak. Tepesi atmak. Şalteri atmak. Balatayı sıyırmak.

Hit the bottle : Çok içki içmek. Kendini alkole vermek. Kafayı çekmek. Küp gibi içmek. İçki içmek. Çok içmek. Kendini içkiye vurmak. Kendini içkiye vermek.

Have a load on : Zil zurna sarhoş olmak. Küfelik olmak.

Blooze : Demlenmek. Kafayı çekmek. İçki içmek.

Get drunk synonyms : have a jag on, become intoxicated, be three sheets to the wind, boose, burn with a low blue flame, be drunk, be intoxicated, get loaded, see pink elephants, get liquored up, raise the elbow too often.