Drunk türkçesi Drunk nedir
- Kafayı bulmuş.
- Kendinden geçmiş.
- Sarhoşluk.
- Sarhoş.
- Mest.
- Alkollü.
- İçki alemi.
- Esrik.
- İçkili.
- Mest olmuş.
Drunk ile ilgili cümleler
English: A drunk TV presenter vomited during a live broadcast.
Turkish: Sarhoş bir TV sunucusu, canlı yayın esnasında istifra etti.
English: A few were drunk most of the time.
Turkish: Çoğunlukla birkaç kişi sarhoştu.
English: A drunk man fell down the stairs.
Turkish: Bir sarhoş merdivenlerden düştü.
English: A drunk robbed me.
Turkish: Bir sarhoş beni soydu.
English: A drunk driver was responsible for the car accident.
Turkish: Sarhoş sürücü araba kazasından sorumluydu.
Drunk ingilizcede ne demek, Drunk nerede nasıl kullanılır?
Drunk and incapable : Sarhoş ve kendini bilmez. Körkütük sarhoş.
Drunk as a fiddler : Çok sarhoş. Aşırı sarhoş. Zil zurna sarhoş.
Drunk as a lord : Zilzurna sarhoş. Fitil gibi. Fitil gibi sarhoş.
Drunk with success : Başarı sevinciyle kendinden geçmiş.
As drunk as : Kadar sarhoş.
Half drunk : Yarı sarhoş.
Getting drunk : Südreme. Sarhoş olma.
Dead drunk : Fitil gibi sarhoş. Bulut gibi sarhoş. Zilzurna sarhoş. Körkütük sarhoş. Küfelik. Kütük gibi. Aşırı içkili.
Blind drunk : Küfelik. Aşırı alkollü. Dut gibi. Körkütük sarhoş. Zilzurna sarhoş. Sarhoş. Çakırkeyif. Kör kütük sarhoş. Bulut gibi sarhoş. Fitil gibi.
Make drunk : Sarhoş etmek.
İngilizce Drunk Türkçe anlamı, Drunk eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Drunk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stiff : Tutulmuş. Morto. Suç ortağı. Şiddetli. Zor. Kurban. Leş. Çok yüksek. Koyu. Ceset.
Wet : İçki yasağı karşıtı. İşemek. Kurumamış boya. Islak. İçki. Nem. Islaklık. Yağmurlu hava. -e işemek. Yağmurlu.
Blasted : Allah'ın belası (argo terim). Tahrip olmuş. Harap. Kahrolası. Yıldırım çarpmış. Kafası güzel veya iyi. Allahın belası. Yıkılmış. Lanet olası.
Pissed : Tepesi atmış. Matiz. Kafası dumanlı. Sinirlenmiş. Çakırkeyif. İşenmiş. Kaba. Leyla.
Inebriety : İçki düşkünlüğü. Devamlı alkol kulanma. Kafayı bulma. Ayyaşlık. Sarhoş olma.
Booze : Kafayı çekmek. Piyizlenmek. İçki. Sert içki. Cümbüş. Dem çekmek. İçki içmek. Alem. Alem yapmak.
Dipsomaniac : Ayyaş. İçki müptelası. Dipsomanyak. Dipsomanik. Alkolik.
Cabbaged : Bitik. Bitap düşmüş. Kafası kıyak.
Carousals : Alem. Eğlenti. Curcuna. Cümbüş.
Drunk synonyms : narcotised, pie eyed, hopped up, intoxicated, destroyed, tipsier, bacchanalian, souse, fuddling, blind drunk, ecstatics, zonked, orgiastic, wino, zonked out, soaker, carouse, stronger, tipsy, distracted, bacchic, carouses, tiddly, strong, plastered, paralytic, bacchanals, rummy, insobriety, toper, smashed, distraught, under the influence.
Drunk zıt anlamlı kelimeler, Drunk kelime anlamı
Sober : Makul. Sarhoş olmayan. Mat. Yalın. Ağırbaşlı. Temkinli. Düşünceli bir hale sokmak. Sade. Ilımlı. Ciddi.
Nondrinker : İçki içmeyen kimse. Alkollü içki içmeyen. Yeşilaycı. İçki içmeyen. Alkollü içki içmeyen kimse.
Drunk ingilizce tanımı, definition of Drunk
Drunk kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Never used attributively, but always predicatively. Intoxicated with, or as with, strong drink. Drunken. Inebriated. A spree. As, the man is drunk (not, a drunk man). A drunken condition.

Bu kısımda Drunk kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Drunk ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Drunk anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Drunk ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.