Sober türkçesi Sober nedir

  • Makul.
  • Uslanmak.
  • Düşünceli bir hale sokmak.
  • Sarhoş olmayan.
  • Akla yatkın.
  • Aşırıya kaçmayan.
  • Dizginlemek.
  • Ciddi.
  • Temkinli.
  • Ayıltmak.
  • İçkide aşırıya kaçmayan.
  • Mat.
  • Durgunlaştırmak.
  • Sade.
  • Aklını başına getirmek.
  • Ayılmak.
  • Gösterişsiz.
  • Yalın.
  • Ayık.
  • Ölçülü.
  • Ilımlı.
  • Ağırbaşlı.

Sober ile ilgili cümleler

English: I'm not drunk. I'm as sober as a judge.
Turkish: Sarhoş değilim. Yargıç kadar ayığım.

English: He led a sober life.
Turkish: O, gösterişsiz bir hayat sürdü.

English: I was as sober as a judge.
Turkish: Bir yargıç kadar ayıktım.

English: I went for a walk to try to sober up.
Turkish: Ayılmaya çalışmak için yürüyüşe gittim.

English: Ali has been sober three months.
Turkish: Ali üç aydır ağırbaşlı.

Sober ingilizcede ne demek, Sober nerede nasıl kullanılır?

Sober down : Ciddileşmek. Aklı başına gelmek. Uslanmak. Ayılmak. Uslandırmak.

Sober minded : Makul. Ciddi. Akıllı uslu. Aklı başında. Ölçülü. Ağırbaşlı.

Sober up : Ayıltmak. Ciddileşmek. Ayılmak. Ayılmak (alkolden vb). Aklını başına getirmek.

As sober as a judge : Kendinde veya ayık. Çok ciddi. Ayık.

In sober fact : Aslında. Hakikatte. Gerçekte.

Sobered : Ayıltmak. Aklını başına getirmek.

Soberest : Durgunlaştırmak. Ayık. İçkide aşırıya kaçmayan. Sarhoş olmayan. Ayıltmak. Gösterişsiz. Aklını başına getirmek. Ciddi. Dizginlemek. Sade.

 

Soberness : Ciddiyet. Ayıklık. Akla uygunluk. Aklı başındalık. Ağırbaşlılık. Alkolün etkisinde olmama durumu. Mantıklılık. Durgunluk. Alkolün etkisinden kurtulmuş olma durumu.

Soberly : Akla uygun bir şekilde. Ciddi bir şekilde. Alkolün etkisinden kurtulmuş bir şekilde. Aklı başında bir şekilde. Ciddiye alarak. Mantık çerçevesinde. Aklı başında olarak. Alkolün etkisinde olmadan.

Stone sober : Tamamen ayık.

İngilizce Sober Türkçe anlamı, Sober eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sober ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attics : Çatı katı. Atinalılarla ilgili. Çatı odası. Tavanarası. İnce. Doğru. Atika ile ilgili. Çatıarası oda. Tavan arası.

Decent : Saygın. İyi. Adam gibi. Yakışık alır. İyi kalpli. İnce. Nazik. Düzgün. Uygun. Kabul edilebilir.

Self possessed : Serinkanlı. Kararlı. Cesur. Kendine hakim.

Equable : Ilıman. Soğukkanlı. Muntazam. Kolayca kızmayan. Sakin. Serinkanlı. Dengeli. Değişmez. Ilıman (iklim).

Judicious : İyi düşünebilen. Akla uygun. Adaletli. Aklı başında. Sağgörülü. Mantıklı. Akıllı. Akıllıca. Tedbirli. Doğru karar veren.

Conscious : Müdrik. Kasıtlı. Kendinde. Bilinciyle. Uyanık. Stanislavski oyunculuk dizgesinde insanın kendi tarafından denetlenebilir yanı. Bilincinde. Bilinç. Bilinçli.

Resuscitating : Hayata döndürmek. Canlandırmak. Dirilmek. Yeniden ortaya çıkarmak. Bilinci açılmak. Hortlatmak. Yaşama döndürmek. Diriltmek. Hayata dönmek.

Chaste : Temiz. Lekesiz. Yasaklanmış cinsel ilişkilerde bulunmayan. Namuslu. İlletli. Basit. Süssüz. Nezih.

 

Homespuns : Saf. Basit. Temiz kalpli. Evde dokunmuş.

Sober synonyms : unintoxicated, uninebriated, cold sober, drug free, become sober, dry, calibrated, wide awake, balder, it stands to reason, as sober as a judge, critical, recovering, brought through, bring to, between hangovers, teetotal, bare, arcadia, dullest, clement, sane, bridled, disenchant, possible, leeriest, gingerly, mat, charier, leerier, eventful, measured, bring around.

Sober zıt anlamlı kelimeler, Sober kelime anlamı

Intoxicated : Sarhoş. Alkollü. Mest. Kendinden geçmiş.

Frivolous : Ciddiyetsiz. Hoppa. Fingirdek. Önemsiz. Manasız. Ehemmiyetsiz. Adaleti yanıltıcı. Uçarı. Havai. Önemsizlik.

Sober ingilizce tanımı, definition of Sober

Sober kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make sober. Often with down. To become sober. Temperate in the use of spirituous liquors. As, a sober man. Habitually temperate.