Decent türkçesi Decent nedir

  • Dürüst.
  • Adam gibi.
  • Kibar.
  • Usturuplu.
  • Yakışık alır.
  • Tatmin edici.
  • Kabul edilebilir.
  • İyi kalpli.
  • Yeterli.
  • Edepli.
  • Hoş.
  • Terbiyeli.
  • Saygılı.
  • İnce.
  • İyi.
  • Saygın.
  • Nazik.
  • Oldukça iyi.
  • Düzgün.
  • Hoşgörülü.
  • Makul.
  • Alçakgönüllü.
  • Uygun.

Decent ile ilgili cümleler

English: Ali got a decent grade on the test he took last week.
Turkish: Ali geçen hafta girdiği sınavda iyi bir not aldı.

English: Ali couldn't find anyplace decent to rent.
Turkish: Ali kiralayacak iyi bir yer bulamadı.

English: Ali can't seem to find a decent job.
Turkish: Ali iyi bir iş bulamıyor gibi görünüyor.

English: Ali couldn't find a decent job in Boston, so he moved to Chicago.
Turkish: Ali Boston'da iyi bir iş bulamadı, bu yüzden Şikago'ya taşındı.

English: Ali is a decent sort of guy.
Turkish: Ali saygılı bir insandır.

Decent ingilizcede ne demek, Decent nerede nasıl kullanılır?

Decent language : Uygun dil. Terbiyeli dil. Hakaret edici olmayan dil.

Decenter : Merkezden uzaklaştırmak. Merkezsizleşmek. Merkezi kaydırmak. Merkezsizleştirmek. (optikte) bir merceği görme ekseninin merceğin optik merkezinden geçmeyeceği şekilde yapmak veya tasarlamak. Dış merkezli yapmak.

Decentered : Merkezi kaydırmak. Merkezsizleştirmek. Dış merkezli yapmak. Merkezden uzaklaştırmak. (optikte) bir merceği görme ekseninin merceğin optik merkezinden geçmeyeceği şekilde yapmak veya tasarlamak. Merkezsizleşmek.

 

Decentile : Onda birlik.

Decently : Adam gibi. Terbiyeli bir biçimde. Yeterince. Hoşgörüyle. İnsanca. Terbiye ölçüsünde. Doğru dürüst. Adam gibi (argo terim). İnsan gibi. İyi.

Decentralized : Yerel yönetimler arasında devredilmiş idari yetkiler (merkezi otoriteye ait olan). Merkezi olmayan. Ademi merkezi. Merkezsizleşmiş. Yerinden yönetimli. Paylaştırılmış. Merkezsizleştirilmiş. Dağıtılmış. Merkezden çekilmiş (ayrıca 'decentralised'). Dağınık.

Decentralized administration : Eğitim programlarını yerel gereksinmelere uydurmada yerel orunlara, okul yöneticilerine ve öğretmenlere özgürlük tanıyan yönetim biçimi. Yerinden yönetim.

Decentralising : (ayrıca decentralize). Ademi merkezileştirme. İdari yetkileri (merkezi otoriteye ait olan) yerel yönetimler arasında dağıtmak. Sorumluluğu dağıtmak.

Decentralizations : Ademi merkezileştirme. Sorumluluğun dağıtılması. Özeksizleştirme. Görev dağılımı. Görevlerin dağıtılması. Adem-i merkeziyet. Ademi merkeziyet. Ademi merkezileşme. Merkezden yönetilmeme. Yönetimin yerelleştirilmesi.

Decentralist : Ademi merkeziyetçilik savunucusu. Ademi merkeziyetçi.

İngilizce Decent Türkçe anlamı, Decent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Honorables : Onurlu. İtibarlı. Sayın. Muhterem. Şerefli. Yüce. Namuslu. Saygıdeğer.

Complaisant : Yardıma hazır. Lütufkar. Müşfik. Müsamahakar. Yardımsever. Yardım etmeye hazır.

Calli : Zarif. Güzel. Kali.

 

Aboveboard : Açık. Yasal. Dürüst bir şekilde. Çıplak. Apaçık. Adil. Vicdanla. Sadece. Kanuna aykırı olmayan.

Formals : Resmi. Şekli. Formel. Tuvalet. Şekle ait. Şekilsel. Usule uygun. Muntazam. Kanuna göre. Gece elbisesi.

Christian : Saygıdeğer. Hristiyan kimse. Hz isa'nın öğretilerine inanan veya onu izleyen kişi. Hıristiyan. Merhametli. Erkek ismi. Hristiyan. İyi insan.

Broads : Geniş. Engin. Kartlar. Kaba. (argo) kadınlar. Serbest. Göze çarpan. Açık. Esas.

Kinder : İyiliksever. Yardımsever. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Müşfik. Yumuşak başlı.

Impressive : Tesirli. Çarpıcı. Etkili. Etkileyici. Duyguları etkileyen.

Recognised : Onaylanmış. Muteber. Bilinen. Onaylı. Beylik. Tanınmış. Geçerli. Kararlaştırılmış.

Decent synonyms : pious, civilised, politest, agreeable to, lowlying, adaptable, reverent, apposite, cultivated, admittible, classiest, bonniest, amenable, broadminded, goodish, fair spoken, great hearted, highbred, catchier, downtoearth, respectable, civiler, civilized, good natured, equable, alright, lowliest, aristocratical, grandfatherly, in good order, confessable, broadest, fitting.

Decent zıt anlamlı kelimeler, Decent kelime anlamı

Unrespectable : Saygı duymaya değmeyen. Saygıdeğer olmayan.

Improperly : Yanlış bir biçimde. Uygunsuz bir şekilde. Doğru olmayan bir şekilde. Nazikçe olmayan bir şekilde. Sıradan olmayan bir şekilde. Yakışıksız bir şekilde. Yanlış olarak. Yersizce. Uygun olmayan bir şekilde. Olağan olmayan bir şekilde.

Decent ingilizce tanımı, definition of Decent

Decent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Becoming. Seemly. Decorous. As, decent conduct. Proper. Fit. Suitable in words, behavior, dress, or ceremony. Decent language.