Broads türkçesi Broads nedir
Broads ingilizcede ne demek, Broads nerede nasıl kullanılır?
Broadsheet : Dosya kağıdı. Büyük sayfaya basılmış gazete. Büyük sayfaya basılmış gazete veya ilan.
Broadsheets : Büyük sayfaya basılmış gazete. Büyük sayfaya basılmış gazete veya ilan. Dosya kağıdı.
Broadside : Bir maddenin en geniş yüzeyi. Alabanda. Sözle saldırı. Genel dağıtım amacıyla broşüre basılmış reklam. Borda. Yanından. Yandan. Borda ateşi. Dil uzatma. Saldırı.
Broadside antenna : Enine ışımalı anten.
Broadside array : Enine dizi.
Broad ax : Savaş baltası. Balta.
Broad axe : Dülger baltası. Savaş baltası. Balta. Geniş ağızlı balta.
Broadsides : Alabanda. Geniş taraf öne gelecek şekilde. Yandan. Bir maddenin en geniş yüzeyi. Borda. Genel dağıtım amacıyla broşüre basılmış reklam. Sözle saldırı. Dil uzatma. Gemi bordası. Borda (gemi).
Broad arrow : İngiliz mallarını gösteren ok işareti. İngiliz hükümetinin mallarını gösteren ok işareti.
Broad beam : Geniş ışın.
İngilizce Broads Türkçe anlamı, Broads eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Broads ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Detour : Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. Servis yolundan vermek (trafik). Dolambaçlı yol. Detur. Saptırmak. Sapma. Dolambaçlı yoldan gitmek. Tali yol. Varyanttan gitmek. Sapak.
Easier : Kolay. Dertsiz. Daha kolay. Huzurlu. Rahat. Basit. Uysal. Zevkli. Zahmetsiz. Doğal.
Demonstratives : Duygularını gizleyemeyen. Hislerini açığa vuran. Gösteren. Demonstratif. Duygularını gizlemeyen. İşaret zamiri. Duygularını açığa vuran. Kanıtlayan. Hislerini serbestçe açığa vuran.
Artless : Saflık. Doğal. Yalın. Beceriksizce yapılmış. Sade. Yapaylıktan uzak. Basit. Hünersiz. Sanatsız.
Beastly : Berbat. Rezil. Sevimsiz. Beğenilmeyen. Hayvanca. Sevilmeyen. Çirkin. Kötü. İstenilmeyen. Hayvan gibi.
Crossing : Kesişme. Geçiş. Üzerinden geçme. Yol kesişmesi. Kesit. Deniz yolculuğu. Kesme. Kavşak. Geçit. Yaya geçidi.
Bare : Açığa çıkartmak. Açmak. Süssüz. Boş. Tamtakır. Soymak. Gözle görülür hale getirmek. Çıplak. Açığa vurmak.
Bear like : Ayımsı. Büyük ve hırçın. Kavgacı. Ayıya benzeyen. Aksi. Ayı gibi.
Tolerative : Müsamahakar. İzin veren. Hoşgören.
Exempts : İstisna etmek. Hariç tutmak. Ayrılık. Çürüğe çıkarmak. Hariç. Dışında bırakmak. Özgür. Muaf. Bağışıklık. Muaf tutmak.
Broads synonyms : post road, cart track, all encompassing, railway line, skid road, roundabout way, rail line, cartroad, cutoff, parkway, backwoods, admissive, body, boundless, basilary, barbarous, crown, liberal, crying, asper, roadbed, shortcut, crossway, permissive, demonstrative, extensive, basilar, authentic, barest, intersection, discrete, barbarian, access road.
Broads zıt anlamlı kelimeler, Broads kelime anlamı
Narrow : Anca yeten. Dar geçit. Sıkı. Kısmak. Sınırlı. Parasızlık. Dar. Cüzi. Çekmek. Kıt kanaat.
Thin : Seyrelmek. Sulu. Seyrek. Cılız. İnce. İnceltmek. Seyrekleşmek. Zayıf. Ayırmak. Sudan.
Broads antonyms : noncomprehensive.

Bu kısımda Broads kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Broads ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Broads anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Broads ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.