Detour türkçesi Detour nedir

  • Saptırmak.
  • Sapma.
  • Dolambaçlı yol.
  • Varyanttan gitmek.
  • Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma.
  • Sapak.
  • Dolambaçlı yoldan gitmek.
  • Servis yolundan vermek (trafik).
  • Tali yol.
  • Sapmak.
  • Detur.
  • Dolambaçlı yoldan gitmek ya da göndermek.

Detour ile ilgili cümleler

English: We need to make a slight detour.
Turkish: Dolambaçlı yoldan gitmeliyiz.

English: Ali had to take a detour.
Turkish: Ali çevre yolundan gitmek zorundaydı.

English: Are there any detours up ahead?
Turkish: Orada hiç servis yolu var mı?

English: He took a detour to avoid the heavy traffic.
Turkish: Yoğun trafikten kaçınmak için tali yoldan gitti.

Detour ingilizcede ne demek, Detour nerede nasıl kullanılır?

Detour road : Servis yolu.

Made a detour : Dolambaçlı yoldan gitmek.

Make a detour : Varyanttan gitmek. Dolambaçlı yoldan gitmek.

Detoured : Sapma. Saptırmak. Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. Sapak. Servis yolundan vermek (trafik). Detur. Tali yol. Dolambaçlı yoldan gitmek. Varyanttan gitmek. Sapmak.

Detouring : Tali yol. Sapma. Sapak. Detur. Saptırmak. Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. Servis yolundan vermek (trafik). Dolambaçlı yoldan gitmek. Sapmak. Varyanttan gitmek.

Detonating cap : Fünye. Kapsül. Funya.

Detonate explosives : Patlayıcı maddeleri patlatmak. Patlayıcıları havaya uçurmak.

 

Detonable : Patlayabilir. Patlayabilme özellikli. Patlayıcı.

Detonates : Patlatmak (bomba vb). Şiddetle patlamak. İnfilak etmek. İnfilak ettirmek. Patlamak. Patlatmak.

Detournement : Geçme. Önleme.

İngilizce Detour Türkçe anlamı, Detour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Detour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aberration : Sapkınlık. Aberasyon. Yayılma. Kısa süreli bellek kaybı. Sapınç. Merceklerin görüntüyü oluşturmalarında ortaya çıkan kusurlar. (başlıca sapınçlar, renkser, yuvarsal, fıçı sapması, yastık sapmasıdır). Azma. Eğitim, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uzaklaşma.

Circumlocutions : Dolambaçlı söz. Laf kalabalığı. Geçiştirme. Kaçamak konuşma. Asılsız sözcükler kullanma. Dolambaçlı yoldan konuşma. Dolaylı bir şekilde meramını anlatma. Gereksiz kelimeler kullanma. Dolaylama.

Bypasses : Boş vermek. Atlamak. Baypas yoluyla -den geçmek. Atlatmak. İkinci yol yapmak. Yanından geçmek. Uğramadan geçmek. Bertaraf etmek. Uğramamak.

Sidelining : Kenar çizgisi. Gözden düşmek. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek. Yan yol. Tali hat. Ek görev. Yan çizgisi. Bir oyuncuyu kenara çekmek. Ek iş.

Turnout : Katılım. Verim. Dönemeç. Ürün. Yol ayrımı. Malzeme. Grev. Giyiniş. Katılımcı sayısı. Grevci.

Aberrance : Sapıklık. Anormallik.

Slip road : Otoyola katılan veya otoyoldan ayrılan yol. Yan yol. Yan bağlantı yolu. Ara yol.

Circuit : Çıngı devresi. Devir. Dolaşıp aynı noktaya gelen yol. Halka. Akım. Çevril bir devinimle tümlenen oluşum ya da süreç.. Döngü. Lig. Çevrim. Devre (elektronik terimi).

 

Meanders : Gezinmek. Avare dolaşmak. Dolana dolana gitmek. Kıvırmak. Kıvrılmak. Dolanıp durmak. Dolanmak. Kıvrıla kıvrıla akmak. Boş boş dolaşmak.

Detour synonyms : roundabout way, detoured, deflects, branch, road, secondary road, circumambage, divert, circumlocution, bastardizing, turnouts, abnormality, bypassed, detours, side street, contort, side road, deflecting, deflections, ancillary road, contorts, pleonasm, periphrasis, ambage, bears, deflexion, call away, ambages, detouring, make a detour, bastardize, circuits, color.

Detour ingilizce tanımı, definition of Detour

Detour kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A turning. As, the detours of the Mississippi. A circuitous route. A deviation from a direct course.