Meanders türkçesi Meanders nedir

Meanders ingilizcede ne demek, Meanders nerede nasıl kullanılır?

Meander core : Nehir büklümlerinin yarılmasıyle, koyak düzlüğündeki akarsu yatağı ile çevrili tepecik. Çevriktepe.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Cut off meander : Suların kabarık olduğu sırada, komşu iki büklümü bağlayan "sap"ın aşılmasıyla anaırmaktan ayrılan büklüm, bk. büklüm, akmaz. Kopmuş büklüm.

Free meander : Serbest menderes. Devinimli büklüm. Genç koyak tabanlarında, dağ eteği ovalarda oluşan ve yana doğru kolayca yer değiştirebilen büklüm, bk. büklüm.

Incised meander : Gömük büklüm. Yatağını yeniden derinleştirerek üzerinde aktığı koyak tabanı ve ovanın içine gömülen büklüm. Gömük menderes.

Mean anomaly : Yer'in ve gezegenlerin güneş çevresinde, çift-yıldızlarda yoldaşın başyıldız çevresinde yaptığı elips deviminde, ..formül.. eşitliği ile tanımlanan m açısı. burada p dolanma dönümü, t günberi ya da enberiden geçme zamanı, t0 ise yörünge üzerinde verilen bir noktaya geldiği zamandır. bu tanımda m nin birimi radyandır. Ortalama anomali. Ortalama ayrıklık.

 

Meander : Avare dolaşmak. Dolanıp durmak. Boş boş dolaşmak. Dolambaçlı yoldan gitmek. Dolanmak. Dolana dolana gitmek. Gezinmek. Kıvırmak. Kıvrılmak. Kıvrıla kıvrıla akmak.

Mean arterial pressure : Ortalama arteryel basınç. Ortalama arter basıncı. Ortalama atardamar basıncı. Bir kalp döngüsünde oluşan basınçların ortalaması, orta basınç. sistolik basınçla iki diyastolik basınç toplamının üçe bölünmesi veya diyastolik basınçla nabız basıncının üçte birinin taplamıyla bulunur.

Meanderingly : Dolambaçlı bir şekilde.

Meandering : Dolambaçlı yol. Menderesli akış. Kıvırma. Dolanma. Dolambaçlı. Kıvrımlı.

İngilizce Meanders Türkçe anlamı, Meanders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meanders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hang about : Üşenmek. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Sürtmek. Aylak aylak dolaşmak. Sallanmak. Oyalanmak. Beklemek. Başıboş gezmek.

Mill : Değirmenden geçirmek. Değirmende öğütmek. Öğütücü. Diş diş yapmak (paranın kenarını). Çırpmak. Çekmek. Çentiklemek. Haddelemek.

Traipsing : Ayağını sürüyerek yürümek.

Gads : Sivri uçlu demir. Üvendire. Sürtmek. Sivri demir. Eğlence peşinde koşmak. Serserilik yapmak.

Crimps : Engellemek. Askere almak. Dalga. Engel. Kıvrım. Katlamak. Lüle lüle saç. Mani. Dalgalandırmak.

Malevolence : Kötü niyet. Kin. Kindarlık. Suiniyet.

Bypassed : Bertaraf etmek. Atlatmak. İkinci yol yapmak.

Mosey : Gitmek. Dolaşmak. Ayrılmak.

Bat around : Oradan oraya koşturmak. Oradan oraya gitmek. Dolaşmak. Sağa sola koşturmak. Koşuşturmak. Tartışmak.

 

Meanders synonyms : malevolency, be curled, be twisted, strolls, stroll, gadded, bypass, saunter, crimp, roved, curl, high command, coils, crank, detours, enwinding, tootled, maundering, moseying, get about, ramble, malice, beastliness, crook, maundered, cruise, frizz, tootle, detour, meander, maunders, traipse, bypasses.

Meanders zıt anlamlı kelimeler, Meanders kelime anlamı

Generosity : Soylu davranış. Cömertlik. Gönlübüyüklük. Diğergamlık. Alicenaplık. Ağalık. Bonkörlük. Açık ellilik. Büyüklük. Fedakarlık.

Stay in place : Yerinde kalmak.