Decentile türkçesi Decentile nedir
- Onda birlik.
Decentile ingilizcede ne demek, Decentile nerede nasıl kullanılır?
Decent language : Uygun dil. Terbiyeli dil. Hakaret edici olmayan dil.
Decent : Edepli. Hoşgörülü. Alçakgönüllü. Usturuplu. Adam gibi. İnce. Uygun. Düzgün. Saygılı. Tatmin edici.
Decenter : (optikte) bir merceği görme ekseninin merceğin optik merkezinden geçmeyeceği şekilde yapmak veya tasarlamak. Merkezi kaydırmak. Dış merkezli yapmak. Merkezden uzaklaştırmak. Merkezsizleşmek. Merkezsizleştirmek.
Decentered : Merkezi kaydırmak. Dış merkezli yapmak. Merkezden uzaklaştırmak. (optikte) bir merceği görme ekseninin merceğin optik merkezinden geçmeyeceği şekilde yapmak veya tasarlamak. Merkezsizleştirmek. Merkezsizleşmek.
Decently : İnsanca. İnsan gibi. Adam gibi (argo terim). Yeterince. Doğru dürüst. Terbiye ölçüsünde. Adam gibi. Terbiyeli bir biçimde. İyi. Hoşgörüyle.
Decentralisation : Merkezsizleşme. Görevlerin dağıtılması. Adem-i merkeziyetçilik. Ademi merkezileşme. Özeksizleştirme. Merkezden yönetilmeme. Adem-i merkeziyet. İdari yetkilerin (merkezi otoriteye ait olan) yerel yönetimler arasında dağıtılması. Yerinden yönetim. Ademi merkezileştirme.
Decentralize : Bağımsız yönetime geçmek. Yetki dağıtmak. Yerel merkezler arasında dağıtmak. Sorumluluğu dağıtmak. Merkezden yetki dağıtmak. Merkezden birkaç yere yetki dağıtmak. Ademi merkeziyet sistemi kurmak.
Decentralizations : Görev dağılımı. Ademi merkezileştirme. Adem-i merkeziyet. Görevlerin dağıtılması. Özeksizleştirme. Ademi merkeziyet. Merkezden yönetilmeme. Yönetimin yerelleştirilmesi. Adem-i merkeziyetçilik. Ademi merkezileşme.
Decentralist : Ademi merkeziyetçi. Ademi merkeziyetçilik savunucusu.
Decentralized : Özeksiz. Merkezi olmayan. Merkezden çekilmiş (ayrıca 'decentralised'). Ademi merkeziyetçi. Yerel yönetimler arasında devredilmiş idari yetkiler (merkezi otoriteye ait olan). Merkezde olmayan. Ademi merkezi. Merkezsizleştirilmiş. Paylaştırılmış. Dağınık.
İngilizce Decentile Türkçe anlamı, Decentile eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Decentile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Score : Sayılar. Tenis, futbol, eğitim, masa tenisi, basketbol alanlarında kullanılır. Skor. Sayı. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç. bu giriş, oyun sırasında olursa 2, serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir. oyun süresi içinde en çok sayı yapan takım yenmiş sayılır. Sayı yapmak. Gol atmak. Puan almak. Azarlamak.
Grade : Not vermek (sınav kağıdını veya ödevi okuyup). Cins. Pille. Yokuş. Not vermek. Sınıflamak. Meyil. Türüne göre kimi zaman damarlarının sıklık ve paralellik düzeyinden doğan güzelliği ile, kimi zaman üzerindeki figürlerin düzgünlüğü ve çekiciliği ile ölçülen; bir taneden dört taneye kadar yan yana konulabilen a harfleri ile derecelendirilen; kerestenin fiyatı için belirleyici olan ağaç ve kereste özelliği. Düzeltmek. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır.
Delusory : Aldatıcı. Yanıltan. Kandıran. Asılsız. Yanlış yönlendiren.
Unreal : Hayali. Gerçek dışı. Sanal. Gerçekdışı. Düşsel. Gerçek olmayan. Sahte. Asılsız.
Deciles : Ondalık. Deşil. On eşit sıklık rubundan herhangi biri. Desil. (istatistik) sıklık dağılımını on eşit sıklık grubuna bölen 9 sayıdan herhangi biri. Onlu aralık. Ondabirlik.
Mark : İşaret koymak. Alamet. Çizgi. Bir alanın, bir sözcüğün, bir öğenin ya da bir öbek gibi bir veri kümesinin başlangıcını ya da sonunu gösteren simge ya da simgeler. Damga. Markalamak. Damga vurmak. Mark. Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç. Yapım imleri.
Percentile : Kan basıncı, ağırlık, boy gibi sürekli değerleri olan bir veri dizisinin 100 eşit parçaya bölünmesinden oluşan kümeler, persentil. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Persantil. Yüzde bir. Yüzde birlik. Persentil. Yüzdebirlik. Yüzde. Yüzdelik dilim. Bir sıklık dağılımında belli bir yüzdeliğin altında kalan denek kümesinin yüzdesi.
Decile : Onlu aralık. Ondabirlik. Bir diziyi oluşturan gözlemleri on eşit parçaya ayıran dokuz konumsal değer. bk. çeyreklik, ortanca. (istatistik) sıklık dağılımını on eşit sıklık grubuna bölen 9 sayıdan herhangi biri. Onluk. Desil. Ondalık. Deşil. On eşit sıklık rubundan herhangi biri.
Decentile zıt anlamlı kelimeler, Decentile kelime anlamı
Real : Samimi. Hakiki. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Cidden. Harbi. Nesnel olan ve olanağın gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan (nesne, koşul, durum). Maddi. Gerçek. Sahici. Gerçekten.
Indecently : Ahlaksızca. Edepsizce. Hakaret ederek. Adil olmayan bir şekilde. Kırarak. Ahlaka aykırı bir şekilde. Kırıcı olarak. Haksızca. Gereksiz bir şekilde. Adaletsiz bir şekilde.

Bu kısımda Decentile kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Decentile ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Decentile anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Decentile ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.