Deciles türkçesi Deciles nedir

  • On eşit sıklık rubundan herhangi biri.
  • Ondalık.
  • Ondabirlik.
  • Onlu aralık.
  • (istatistik) sıklık dağılımını on eşit sıklık grubuna bölen 9 sayıdan herhangi biri.
  • Deşil.
  • Desil.
  • Onda birlik.

Deciles ingilizcede ne demek, Deciles nerede nasıl kullanılır?

Decile : Deşil. Ondalık. On eşit sıklık rubundan herhangi biri. Onda birlik. Desil. Bir diziyi oluşturan gözlemleri on eşit parçaya ayıran dokuz konumsal değer. bk. çeyreklik, ortanca. Onluk. Onlu aralık. Ondabirlik. (istatistik) sıklık dağılımını on eşit sıklık grubuna bölen 9 sayıdan herhangi biri.

Interdecile range : Ondabirlikler arası açıklık.

Deciliter : Ondabir litre. Desilitre. Litrenin onda biri.

Deciliters : Ondabir litre. Desilitre. Litrenin onda biri.

Decilitre : Litrenin onda biri. Ondabir litre. Desilitre.

Deciare : Bir bölgenin onda biri. Desiar.

Decidability : Karar verilebilirlik.

Decibels : Güç ve ses şiddet birimi. Desibel.

Deciares : Desiar. Bir bölgenin onda biri.

Deci : Onda biri.

İngilizce Deciles Türkçe anlamı, Deciles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deciles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Govern : Hükmetmek. Yönlendirmek. Zaptetmek. Frenlemek. Etkilemek. Almak (dilbilgisi terimi). Mürebbiyelik yapmak. İdare etmek. Çevirmek. Yönetmek.

 

Rule : Hükümdarlık etmek. Bir bilimsel dizgede bilgi üretmek üzere uyulan özel işlem tutamakları. -e egemen olmak. Çizgi çekmek. Adet. Düzçizer. Yönetim. İlke. Yönetmelik. Hüküm sürmek.

Will : İstenç. Niyet etmek. İstemek. Niyet. Emretmek. Buyurmak. Azmetmek. İstem. İstekte bulunmak.

Debate : Çekişme. Açık oturum. Düşünüp taşınmak. Münakaşa etmek. Danışmak. Tartışma. Müzakere. Çok düşünmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir yöneticinin yönetiminde, belirli bir konunun uzmanlar, ilgililer arasında tartışılıp aydınlatılmasını amaçlayan izlence.

Decimal alignment : Ondalık ayırıcı hizalama. Ondalık ayırıcıya göre hizalama. Ondalık noktaya hizalama. Ondalık hizalama.

Choose : Saylamak. Üstün tutmak. Yeğlemek. İçinden seçmek. Uygun görmek. Tercih etmek. Beğenmek. İyi bulmak. Seçmek. Ayırt etmek.

Pick out : Ağır nota çıkarmaya çalışmak. Görmek. Ayırmak. Teşhis etmek. Ortaya çıkarmak. Anlamak. Çıkarmak. Ayırt etmek. Dinleyip notalamaya çalışmak. Fark etmek.

Decimals : Onda birler. Onlu üleşke. Desimal. Ondalık kesir. Ondalık sayı. Ondalık sistem. Onlu. Sistemi.

Orient : Doğuya döndürmek. Yöneltmek. Doğrultmak. Doğu ülkeleri. Yönlendirmek. Doğuya yöneltmek. Alışmak. Maşrık. Şark. Doğuya doğru yapmak.

Tithing : Bir hristiyanın kiliseye vermek üzere ayırdığı gelirinin yüzde onu. Aşar vergisi. Gelirinin yüzde onunu kiliseye vermek. Ondalık vergi. -'ın onda birini ödeme. Aşar vergisi vermek. Öşür. Onda bir oranında vergi. Onda bir.

Deciles synonyms : mensurate, make up one's mind, resolve, decentile, measure, tithe, adjust, judge, decimal, terminate, order, tenth, decree, regularize, tithed, orientate, measure out, try, select, end, denary, deliberate, take, decile, purpose, seal, regularise, regulate, determine, tithings, adjudicate, tithes, settle.

 

Deciles zıt anlamlı kelimeler, Deciles kelime anlamı

Deregulate : Kısıtlayıcı şartları kaldırmak. Hükümet kontrolünden çıkarmak. Devlet denetimini kaldırmak. Kısıtlamaları kaldırmak. Denetimi kaldırmak ya da azaltmak. Devlet denetimini azaltmak.

Disorient : Yönünü şaşırtmak. Zihnini karıştırmak. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Yolunu şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek.

Begin : Start vermek. Atılmak. Önayak olmak. Vücut bulmak. Start almak. Çığır açmak. Koyulmak. Girişmek. Başlatmak. Doğmak.